YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/32104
KARAR NO : 2015/18109
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/392892
MAHKEMESİ : Konya 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2013/22 (E) ve 2013/784 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına nazaran, 14.04.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 2. madde uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezasına ilişkin hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk E.. K.. müdafiinin temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
B- Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Suça sürüklenen çocuk E.. K..’nın müştekinin zararını giderme imkanı olduğu halde zararı gidermediği gibi, giderme yönünde herhangi bir çabasının da bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk M.. K..’nın hırsızlık suçundan kaynaklanan zararı kısmen gidermesinin diğer suça sürüklenen çocuk E.. K.. yönünden de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için bir sebep olarak kabul edilmesinin “adalet” ve “eşitlik” ilkelerine aykırı olacağı gözetilerek, müştekinin 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca kısmi geri vermeye rızasının bulunması nedeniyle suça sürüklenen çocuk E.. K.. hakkında aynı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin kararda tartışılmaması nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Bir tanesinin değeri 2,5 TL olan 4-5 adet çakmak gazı ve birkaç tane gofretten ibaret çalıntı eşyanın suç tarihindeki değerinin ekonomik koşullara ve paranın satın alma gücüne göre az kabul edilip edilmeyeceği değerlendirilmeden ve 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanma olanağı karar yerinde tartışılmadan hüküm verilmesi,
2- 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince alınan sosyal inceleme raporu için yapılan 70 TL. masrafın suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk E.. K.. müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.11.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.