Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/34614 E. 2015/19281 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/34614
KARAR NO : 2015/19281
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

Tebliğname No : 2 – 2014/323345
MAHKEMESİ : İmamoğlu Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2012/3 (E) ve 2013/226 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Suça sürüklenen çocuk B.. A.. hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, mağdurlara ait park halindeki araçlardan mazot çaldığının anlaşılması karşısında; hakkında TCK’nın 142/1-e maddesi yerine aynı Yasa’nın 141/1. maddesiyle hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi ve mağdur M.. T..’a yönelik hırsızlık eyleminin gece saat 19:20 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesi uyarınca cezasından artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk B.. A.. müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanık A.. S..’ın mağdur R.. D..’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile sanık A.. Ö.. hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların, mağdurlara ait park halindeki araçlardan mazot çaldığının anlaşılması karşısında; haklarında TCK’nın 142/1-e maddesi yerine aynı Yasa’nın 141/1. maddesiyle hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi ve mağdur M.. T..’a yönelik hırsızlık eyleminin gece saat 19:20 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında sanık A.. Ö.. hakkında TCK’nın 143. maddesi uyarınca cezasından artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmemesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A.. S.. ve A.. Ö.. müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık H.. B.. hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile sanık A.. S..’ın mağdurlar S.. T.. ve M.. C..’ya yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların atılı suçlamaları kabul etmedikleri, dosyada suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair, suça sürüklenen çocuk B.. A..’un atfı cürüm mahiyetindeki beyanlarından başka; hükümlülüklerine yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçlardan beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. B.. ve A.. S.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.