Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/34946 E. 2015/18835 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/34946
KARAR NO : 2015/18835
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Aşamalarda değişmeyen savunmalarında suçlamayı kabul etmeyen sanığın savunmasında olay yerinde görüldüğü bildirilen aracın kendi kullanımında olduğunu, zaman zaman kardeşi tarafından da kullanıldığını, ayrıca başkalarına haricen kiraya verildiğini belirtmesi; olaydan yaklaşık 3 hafta sonra bulunan araçta sanığın kardeşinin arkadaşlarının yakalanması ve araç içerisinde sanığın bulunmaması, müştekinin kardeşi olan görgü tanığının da sanığı teşhis edememesi, gördüğü kişinin yüzünü göremediğini belirtmesi karşısında; mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyen sanığın beraati yerine, hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.