Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/38084 E. 2015/4955 K. 18.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/38084
KARAR NO : 2015/4955
KARAR TARİHİ : 18.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Karar duruşmasında hazır bulunan ve tefhimle verilen 07.05.2013 tarihili hükmü, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 15.05.2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşılan sanık …’ın temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
B-Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrası uyarınca, sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘ TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘ TCK’nun 53/1. maddesinde belirtilen ve TCK’nın 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nun 53/3. maddesi gözetilerek TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık eylemi ile müşteki …’a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Emniyet fiziki takip tutanağı içeriği ile sanıkların telefon görüşme dökümlerinin incelenmesinde, müşteki …’a yönelik hırsızlık suçunun gece sayılan vakitte işlendiği ve müşteki….’nın suça konu olan işyerinin kendi ürettiği ve sevkedilmeye hazır haldeki kazakları muhafaza ettiği faal bir yer olup TCK’nın 116/2’nci maddesi kapsamında işyeri niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sanığın hırsızlık suçunu gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirdiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken, TCK’nın 143. maddesi ile verilen cezada artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-Sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrası uyarınca, sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında müşteki …’e yönelik işlenen hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hüküm fıkrasından “ sanık hakkında TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanmasına “ ilişkin bölüm ile sanık hakkında her iki müştekiye yönelik işlenen suçlar nedeniyle kurulan hüküm fıkrasından ‘‘ TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ’’ ilişkin bölümlerin çıkarılarak, sanık hakkında müşteki …’e yönelik işlenen hırsızlık eylemi nedeniyle TCK’nın 142/1-b maddesine göre verilen ( neticeten 4-yıl hapis cezasının) (neticeten 3- yıl hapis cezası) olarak belirlenmesi suretiyle ,yine her iki müştekiye karşı işlenen suçlar yönünden kurulan hüküm fıkrasına ayrı ayrı ‘‘TCK’nun 53/1. maddesinde belirtilen ve TCK’nun 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nun 53/3. maddesi gözetilerek TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D-Sanıklar …, …, … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, sanıkların yüklenen suçları gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirdiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken, TCK’nın 143. maddesi ile verilen cezada artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-Sanık … hakkında kurulan hükümlerde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.10.2009 gün ve 2006/943 esas, 2009/1828 karar sayılı ilamında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde,5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrası uyarınca, sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanıklar …, …, … ve Asım Karakurt ‘un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, müşteki …’e yönelik hırsızlık suçu yönünden yapılan bozmadan hükmü süresinden sonra temyiz ettiği için temyiz talebinin reddine karar verilen sanık … ‘ın da yararlandırılmasına,bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar …, … ve …, …, … ve … hakkında kurulan hüküm fıkrasından “ sanıklar hakkında TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanmasına “ ilişkin bölümler ile sanıklar hakkında ‘‘ TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ’’ ilişkin bölümlerin çıkarılarak, sanıklar hakkında TCK’nın 142/1-b maddesine göre ayrı ayrı verilen ( neticeten 4’er -yıl hapis cezasının) ayrı ayrı (neticeten 3’er-yıl hapis cezası) olarak belirlenmesi suretiyle , ayrıca hüküm fıkralarına, ‘‘TCK’nun 53/1. maddesinde belirtilen ve TCK’nun 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nun 53/3. maddesi gözetilerek TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, yine sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasından “ TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ” ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerine “ 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince, sanık hakkında hükmolunan cezanın, … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.10.2009 gün ve 2006/943 esas, 2009/ 1828 karar sayılı, hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca verilen 3 yıl hapis cezasına ilişkin ilamı dikkate alınarak mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E-Sanık … hakkında müşteki ….’e yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemi nedeniyle, sanıklar …. ve … hakkında müşteki ….’e yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemleri nedeniyle, sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …..’a yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemleri nedeniyle, kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Müşteki …..’in beyanları ve olay yeri inceleme tutanağından müştekiye ait hırsızlık yapılan yerin terkedilmiş haldeki eski bir fabrika binası olup faal durumda bulunmadığının anlaşılması, müşteki …..’ın beyanları ve olay yeri inceleme tutanağından hırsızlık yapılan yerin müştekiye ait salt depo, hangar olarak kullanılan boş bir yer olduğunun anlaşılması karşısında, faal durumda bulunmayan fabrika binası yahut özellikleri belirtildiği şekilde depo niteliğinde bulunan binaların TCK’nın 116/2. maddesi anlamında işyeri sayılmayacağı gözetilmeden, sanıkların yüklenen işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı beraatları yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanıklar …, …, … …, …’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozmadan hükmü süresinden sonra temyiz ettiği için temyiz talebinin reddine karar verilen sanık … ‘ın da yararlandırılmasına ,18/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.