Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/4004 E. 2014/10977 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4004
KARAR NO : 2014/10977
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

Tebliğname No : 2 – 2013/202767
MAHKEMESİ : Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2013
NUMARASI : 2012/688 (E) ve 2013/160 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin “ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek” hâllerle sınırlı olarak uygulanabileceği, bu hâller dışında, mutlaka sanığın sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeyip, sanığın savunması yöntemince saptanmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 24.03.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ

Suç Tespit Tutanağı’nın düzenleme sebebi sadece “kayıtsız sayaç (sözleşmesiz elektrik) kullanmak” olup, söz konusu sayacın değiştirilerek kullanıldığına veya tüketim kaydına engel olunduğuna dair hiçbir tespit mevcut değildir. Tam tersine kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiği ve tutanak düzenlenirken kesildiği anlaşılmaktadır.
Suç tespit etmeyen bu tutanak temel alınarak ve başkaca bir soruşturma yapılmadan düzenlenen iddianamenin CMK’nın 174. maddesine dayanılarak iadesi yoluna gidilmesi mümkünken bu yapılmamıştır.
Kovuşturma evresinde yapılan araştırmaları rağmen sanığa ulaşılamamış, müşteki kuruluştan tüketim ekstresinin ve diğer bilgilerin getirtilmesi, teknik bilirkişiden rapor alınması gibi işlemlerin ardından yapılan delil değerlendirilmesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat hükmü kurulmuştur.
Açıkça görülüyor ki ne soruşturma evresinde ne de kovuşturma evresinde sayaçtan geçirilmeksizin elektrik kullanıldığına dair bulgu bulunmadığı, dolayısıyla TCK’nın 163. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi” şartının mevcut olmadığı açıktır.
Ayrıca böyle durumlarda sayacın sökülmeyip, kullanıcının sözleşme yapması yoluna yönlendirilmesi de ortada karşılıksız yararlanma olgusunun bulunmadığını göstermektedir.
CMK’nın 193. maddesine 6253 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada aynen şu hüküm mevcuttur: “Sanık hakkında, toplanan delillelere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.”
Anılan hükmün değişiklik gerekçesi de şu şekildedir. “5271 sayılı Kanunun 193. maddesine bir fıkra eklenmiştir. Buna göre, sanık hakkında, toplanın delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir. Böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir.”
Yüksek Daire çoğunluğunun bozma ilamında belirttiği şekilde “ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği” sınırlanmasına madde hükmünde de değişiklik gerekçesinde de yer verilmemiştir.
CMK’nın 193. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü karşısında; toplanın deliller beraat kararı verilmesi kanaatine vardırdığında sanığın sorgusunun yapılmasına gerek bulunmadığı, kaynaklarımızın vaktinde ve doğru sonuç almak yolunda özenli kullanılması gerektiği, eksik soruşturmayla açılan davada sanığın aleyhine bir uygulama olacak şekilde mutlaka sorgusunun yapılmasını şart koşmanın dayanağının olmadığın, usul ekonomisi ile adalet duygusunun da böyle gerektirdiği, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat hükmünün onanmasının yerinde olacağı düşüncesindeyim.
Açıkladığım sebeplerle 2014/6572 sayılı bozma ilamına muhalifim. 24.03.2004