Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/9559 E. 2014/29831 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9559
KARAR NO : 2014/29831
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

Tebliğname No : 6 – 2013/197684
MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2013
NUMARASI : 2013/88 (E) ve 2013/138 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklardan A.. Ö.. ve M.. U..’nın gece saatlerinde müştekinin yolda park halinde olup kontak anahtarı bagaj kapısı üzerinde unutulan aracını gördükleri, Melih’in kontak anahtarını bagaj kapısından alarak sanık Ahmet’le birlikte oradan ayrıldıkları, aynı gece ve yaklaşık 1 saat sonra bu kez sanık Melih’in diğer sanık Gökhan’ı da yanına alarak müştekinin aracının yanına gittikleri ve haksız yere elde bulundurdukları kontak anahtarını kullanarak aracın kapısını açıp çalıştırmak suretiyle aracı çaldıkları, sonrasında da sanık Ahmet ile birlikte bahse konu aracı ortak şekilde kullanmaya başladıkları, sanık Ahmet’in aracın haksız yere ele geçirilen anahtar ile çalınması aşamasında bulunmasa da, anahtarın ele geçirilmesi eylemine katılması nedeniyle, sanık Ahmet’in tamam olan eyleminin TCK’nın 39/2-a ve 142/2-d maddelerinde düzenlenen haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu, sanıklar Melih ve Gökhan’ın tamam olan eylemlerinin ise TCK’nın 37/1’inci maddesi delaletiyle TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar M.. U.. ve A.. Ö.. hakkında kurulan hükümlerde, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında ve aynı müştekiye karşı birden fazla kez işledikleri anlaşılan hırsızlık eyleminin TCK’nın 43/1’inci maddesi uyarınca zincirleme suç teşkil ettiğinin gözetilmeyerek, sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
2-Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri ile meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabule göre de;
Sanıklar M.. U.. ve G.. T.. hakkında kurulan hükümlerde, TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca verilen 3’er yıl hapis cezasının TCK’nın 143/1’inci maddesi ile 1/5 oranında artırılması ve TCK’nın 62’nci maddesi uyarınca tespit edilen cezaya 1/6 oranında indirim uygulanması sırasında , hesap hatası yapılarak sanıkların neticeten 3 yıl hapis cezasına mahkum edilmeleri gerektiği halde, ayrı ayrı 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edilmeleri suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar M.. U.. , G.. T.. ve A.. Ö..’ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıklar M.. U.. ve G.. T..’nin ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 27/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.