Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/10789 E. 2015/11075 K. 16.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10789
KARAR NO : 2015/11075
KARAR TARİHİ : 16.06.2015

Hırsızlık suçundan hükümlü…’nin 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522, 81/2-3. maddeleri gereğince 8 yıl 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2003 tarih ve 2002/814 esas, 2003/604 karar sayılı kararının 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasalar uyarınca uyarlanmasının istenmesi üzerine aynı Mahkemenin 13.06.2005 tarih ve 2002/814 esas, 2003/604 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d ve 145. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ek kararına karşı,… Bakanlığı’nın 06.03.2015 gün ve 94660652-105-20-0142-2015-5461/16804 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.03.2015 gün ve 2015/91855 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı karanına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak üzerinden karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramı ile 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanması dışında benzerlik bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi gereğince indirim yapılmasında, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun Yararına Bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2005 tarih ve 2002/814 esas, 2003/604 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 16.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.