Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/11421 E. 2015/10559 K. 09.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11421
KARAR NO : 2015/10559
KARAR TARİHİ : 09.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali,
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında… isimli firma ile ….’ye yönelik hırsızlık suçları ile ….’ye yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde:
Her ne kadar müşteki kovuşturma aşamasında alınan beyanında, hırsızlığın … konutlarında bulunan kapalı, korunaklı, girişi sadece inşaaatta çalışanlara ait alandan yapıldığını belirtmiş ise de, olaydan hemen sonra alınan soruşturma aşamasındaki ifadesinde hırsızlığın şantiyeden yapıldığını söylediği, yine olay yerine ait krokinin de bulunduğu 06.07.2012 tarihli görgü tespit tutanağı içeriğine göre, hırsızlığın yapıldığı yerin etrafı açık inşaat alanı olduğunun anlaşılması karşısında, hırsızlık eyleminin inşaatta kullanımları gereği açıkta bırakılan kablolara yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 142/1-e maddesi yerine, TCK’nın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Müştekinin kovuşturma aşamasında alınan beyanında, hırsızlığın ….’ye ait kilitli, etrafı kapalı olan alan içerisinden yapıldığını belirttiği, soruşturma aşamasındaki ifadesinde ….’ye ait depodan yapıldığını söylediği, olay yerine ait krokinin de bulunduğu 06.07.2012 tarihli görgü tespit tutanağı içeriğine göre, hırsızlığın ….’nin etrafı tel ile çevrili giriş noktasına göre sol tarafta bulunan ve ambar olarak kullanılan binanın yanında yerde açık vaziyette bulunan yer altı kablolarına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocukların faal durumda olmadığı anlaşılan yer altı bakır kablolarını çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin hırsızlığın yapıldığı yerin etrafının tel ile çevrili olması da gözetilerek ve …’nin özelleştirilmesi dikkate alınarak suça konu eşya da kamu hizmetine tahsis edilmiş eşya sayılamayacağından, TCK’nın 142/1-b maddesinde yazılı bulunan suça uyduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümde aynı yasanın 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocukların savunmalarını yapmaları için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiilere ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
2-Zorunlu müdafii ücreti çıkarıldıktan sonra geriye kalan yoplam 35 TL yargılama giderinden her bir suça sürüklenen çocuğun sarfına neden olduğu 11,66 TL davetiye giderinin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ”bu dava sebebiyle yapılan ve her bir suça sürüklenen çocuğun sarfına sebebiyet verdiği 11,66 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında …Konutlarının yapım işini alan … isimli firmaya yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince:
1-Her ne kadar müşteki kovuşturma aşamasında alınan beyanında, hırsızlığın … Toki konutlarında bulunan kapalı, korunaklı, girişi sadece inşaaatta çalışanlara ait alandan yapıldığını belirtmiş ise de, olaydan hemen sonra alınan soruşturma aşamasındaki ifadesinde hırsızlığın şantiyeden yapıldığını söylediği, yine olay yerine ait krokinin de bulunduğu 06.07.2012 tarihli görgü tespit tutanağı içeriğine göre, hırsızlığın yapıldığı yerin etrafı açık inşaat alanı olduğunun anlaşılması karşısında, suça konu yerin inşaat konumunda bulunması nedeniyle işyeri sayılamayacağından 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocukların beraatleri yerine yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal eden suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinden artırım yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.