YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11842
KARAR NO : 2016/16699
KARAR TARİHİ : 20.12.2016
MAHKEMESİ : Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle sabıkasız olan ve dosya arasında hakkında derdest davalar bulunduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait motosikletin kapağını açarak benzin çalmaya teşebbüs ettiği, temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olaya uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekirken, “sabıkalı geçmişi ve haklarında çok sayıda kamu davası bulunması” şeklinde soyut ve yetersiz gerekçeler yazılarak, hakkında teşdit uygulanması suretiyle temel cezanın belirlenmesi,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulduğu sırada, TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 4 yıl olarak tayin edilen temel cezadan TCK’nın 35/2. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapıldığı sırada 2 yıl 8 ay yerine, hesap hatası sonucu 2 yıl 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi, bu cezadan TCK’nın 31/3 ve 62. maddeleri gereğince yapılan 1/3 ve 1/6 oranında indirimler sonrasında neticeten 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezası yerine 1 yıl 6 ay 16 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
3-Suç tarihi itibariyle sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, somut olayda hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ortada herhangi bir zararın bulunmaması ve suça sürüklenen çocuğun suçunu ikrar ederek pişman olduğunu belirtmesi karşısında; “suça sürüklenen çocuğun sabıkalı geçmişi sebebiyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat hâsıl olmadığı”şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin ve kalan 20 TL’den ibaret yargılama giderinin de 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … velisi ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 20/12/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.