YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11975
KARAR NO : 2016/16808
KARAR TARİHİ : 21.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargılama giderinin 6183 sayılı Kanunun 106. maddesinde belirlenen tutardan az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince sanığa yükletilemeyeceğinin düşünülmemesi, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin soruşturma aşamasındaki anlatımına göre suçun saat 22.00 ile 08.00 arasında; kovuşturma aşamasındaki anlatımında ise 00.00 ile 06.30 arasında işlendiğinin belirtildiği dikkate alındığında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, anılan Yasanın 143/1.maddesi ile cezada arttırım yapılması.
2- Müştekiye ait çalının aracın değeri gözetilerek hırsızlık suçundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak sureti ile belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 21.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.