YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12266
KARAR NO : 2015/11628
KARAR TARİHİ : 23.06.2015
Sanık …’ın 22.05.2013 tarihinde savunması alınırken… adresini bildirdiği, mernis adresinin… olup, 04.06.2013 tarihinde duruşmaya celbi için mernis adresine çıkarılan çağrı kağıdının Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi gereğince mahalle muhtarına, diğer “… Ekmek fırını …” adresine çıkarılan çağrı kağıdının ise birlikte sakin eşine tebliğ edildiği; mernis adresine gönderilen gerekçeli kararın, adresinden taşındığından tebliğ edilemediği; savunmasında bildirdiği adresin, gerçek bir adres olmadığından gerekçeli kararın tebliğinin yapılamadığı; dosyada mevcut ve usulüne uygun tebligatın yapıldığı tek adres olan “…” adresine gerekçeli karar tebliğ işlemi yapılmadan, doğrudan mernis adresine tekrar gönderilen gerekçeli kararın, 29.11.2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi gereğince tebliğ işleminin geçersiz olduğu; temyiz süresine ilişkin eski hale getirme talebi ile birlikte hükmün temyizi niteliğindeki taleplere yönelik inceleme görevinin 5271 sayılı CMK’nın 42/1 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre Dairemize ait bulunduğundan; 07.01.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddine ilişkin aynı günlü ve 2012/693-2013/569 sayılı ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde;
A- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yargılama giderlerine ilişkin terkin işleminin temyiz aşamasındaki yargılama gideri de gözetilerek infaz aşamasında nazara alınması mümkün görüldüğünden, tebliğnamede yer alan düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’un temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Ceza yargılamasında mahkumiyetin kesin delillere dayanılarak verilmesi gerektiği, müşteki evde bulunmadığı sırada hırsızlık yapıldığından olay hakkında bilgisinin bulunmadığının; suçun işlendiği konutta yapılan incelemede; sanıklara ait parmak izinin tespit edilemediğinin; çalınan cep telefonunun suç tarihinden sonra kullanımına ve çalınan bilgisayarların bilgilerine dair bir bilgiye ulaşılamadığının; suç tarihinden itibaren 1 yıldan fazla süre geçtikten sonra 22.03.2012 tarihinde saat 22.00 sıralarında Eskişehir-Ankara karayolunda bulunan… noktasında görev yapan polis şüphelendiği…plakalı otoyu durdurması üzerine otoyu kullanan sanık … ve yolcu olarak bulunan sanık …’ın araçtan inip kaçmak isterken yakalanmaları üzerine otoda yapılan aramada ele geçen iki adet flash bellekten birisinin içinde müştekinin kızının fotoğraf dosyasının bulunması üzerine müştekinin 08.02.2011 tarihinde gerçekleşen hırsızlık eylemi sırasında evinden çalınan flash bellek olduğunu teşhis ettiğinin; sanık …’un savunmasında, kiraladığı oto ile tatil amaçlı Antalya’ya gittiğinde açık kimliğini bilmediği …’dan üç adet dizüstü bilgisayar aldığını, diğer sanık ile birlikte Ankara’ya dönerken Eskişehir-Ankara karayolunda yol kontrolünde polisin durdurduğunu, araçtaki bilgisayarlara çalıntı denilerek el koyduğunu, bilgisayarların çalıntı olduğunu bilmediğini, hırsızlık yapmadığını, çalıntı malı bilerek satın almadığını, diğer sanığın hırsızlıkla ya da çalıntı bilgisayarların satın alınması ile bir ilgisinin olmadığını beyan ettiğinin; sanık …’ın da savunmasında, diğer sanığı Ankara’da iken arkadaşı olması dolayısıyla tanıdığını, yakalanmadan 3 ay önce tek başına Antalya’ya çalışmak için geldiğini, diğer sanıkla Antalya’da buluştuğunu ve birlikte dönmeye karar verdiğini, bu amaçla araçta bulunduğunu, hırsızlık yapmadığını söylediğinin anlaşılması karşısında; sanığın yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan aramada ele geçen flash belleğin, suçun sanık tarafından işlendiğini ortaya koyan bir delil niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceğinden, yüklenen suçu kabul etmeyen sanığın savunmasının aksine, atılı suçu işlediğini gösteren soyut iddia dışında, hükümlülüğüne yeterli, yasal ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.