YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13830
KARAR NO : 2015/15481
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ”TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
30.11.2010 tarihli 2006/658 E, 2010/804 K sayılı ilamı ile Mahkemesince kurulan hükmün diğer sanıklar ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme sonucu, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 03.03.2014 tarihli ilâmı ile verilen bozma kararının, süresinde kararı temyiz etmediği için temyiz talebi reddedilen sanık …’a da teşmiline karar verildiği, bozma kararına uygun olarak Mahkemesince kurulan hükmün sanık …tarafından da temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında daha önce süresinde kararı temyiz etmeyen sanığın anılan karara ilişkin olarak temyiz hakkı bulunmadığından, sanık …’un temyiz isteminin tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 14.10.2015 gününde “A” bendi yönünden oybirliği ile “B” bendi yönünden ise oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY : Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, temel bir insanlık hakkı olarak İHAS 6. ve 2709 sayılı Anayasa’mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır.
Kanunyoluna başvurma hakkı da, savunma hakkının en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır.
Ayrıca; 7 No.’lu Ek Protokolün “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlıklı 2. maddesi uyarınca; kural olarak herkes aleyhine verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etme hakkına sahiptir.
5271 sayılı CMK’nın 267. maddesi uyarınca, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz kanunyoluna gidilebilir.
5320 sayılı CMK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici (ya da 1412 sayılı CMUK’nun 305/son maddesinde) maddesinde belirtilen istisnalar dışında, bütün nihai kararlar yâni hükümler temyiz kanunyolu denetimine tâbidir.
İstisna kapsamında kalan hükümler ise; kesindir.
Önceki hükmü süresinde temyiz etmeyen sanığın 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi uyarınca sirayet sonrası ele alınan dava dosyasında aleyhine olarak verilen hükmü temyiz edemiyeceğine dair çoğunluk görüşü, İHAS’ın 6., 7 No.’lu Ek Protokol’ün 2. ve 5320 sayılı CMK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici (ya da 1412 sayılı CMUK’nun 305/son) maddelerinin âmir hükümleri ile “istisnaların genişletici yoruma tâbi tutulamaması” ilkesi uyarınca kabule şayân değildir.
Bu sebeple, 31.10.2014 tarihinde hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 2 ay hapis ve konut dokunulmazlığı suçundan verilen 1 yıl hapis cezasının temyizi kâbil olduğu düşüncesiyle, çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.