Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/13963 E. 2015/16218 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13963
KARAR NO : 2015/16218
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanıklar …, … ve … hakkında yapılan duruşma sonunda; sanıklar …, … ve … hakkında mahkumiyetlerine ilişkin ….Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.01.2010 tarih ve 2008/138-2010/7 sayılı hükümlerin sanıklar … ve … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.04.2013 tarih 2011/35473-2013/10209 sayılı ilamı ile sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması yönünde karar verildiği, ….Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kararı temyiz etmeyen sanık …’nın bozma sonrası yargılamaya dahil edildiği ve hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 142/1 -b, 143/1, 62/1.madde gereği 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası, 116/2, 116/4, 119/1-e, 62/1.madde uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği, bu karara ilişkin İstanbul Anadolu 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2014 tarih 2013/243E – 2014/145K sayılı hükmünün sanık … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2015 tarih 2015/9231E – 2015/11454K sayılı ilamı ile sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden daha önce temyiz talebi olmayan sanığın temyiz hakkı bulunmadığından REDDİNE ilişkin kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.07.2015 tarih ve 2014/209041 sayılı yazısı ile itiraz edilerek onanması talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarih ve 2-2014/209041 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın reddi ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 18.06.2015 tarih ve 2015/9231 Esas 2015/11454 sayılı Bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 22.10.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY : Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, temel bir insanlık hakkı olarak İHAS 6. ve 2709 sayılı Anayasa’mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır.
Kanun yoluna başvurma hakkı da, savunma hakkının en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır.
Ayrıca; 7 No.’lu Ek Protokolün “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlıklı 2. maddesi uyarınca; kural olarak herkes aleyhine verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz etme hakkına sahiptir.
5271 sayılı CMK’nın 267. maddesi uyarınca, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz kanunyoluna gidilebilir.
5320 sayılı CMK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici (ya da 1412 sayılı CMUK’un 305/son ) maddesinde belirtilen istisnalar dışında, bütün nihai kararlar yâni hükümler temyiz kanunyolu denetimine tâbidir.
İstisna kapsamında kalan hükümler ise; kesindir.
Önceki hükmü temyiz etmeyen sanığın 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi uyarınca sirayet sonrası ele alınan dava dosyasında aleyhine olarak verilen hükmü temyiz edemiyeceğine dair çoğunluk görüşü, İHAS’ın 6., 7 No.’lu Ek Protokol’ün 2. ve 5320 sayılı CMK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici (ya da 1412 sayılı CMUK’un 305/son) maddelerinin âmir hükümleri ile “istisnaların genişletici yoruma tâbi tutulamaması” ilkesi uyarınca kabule şayân değildir.
Bu sebeple, 26.03.2014 tarihinde verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının temyizi kâbil olduğu düşüncesiyle, karara ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.