Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/14475 E. 2015/16024 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14475
KARAR NO : 2015/16024
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

Hırsızlık, gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlâl ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35, 31/3, 62 maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis; 116/1, 119/1-c, 31/3, 62 maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 151/1, 31/3, 62, 52/2 maddeleri gereğince 1.320 TL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına, başka mahkemeden verilmiş hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin ilamın bulunması, kişilik özellikleri ve sübut bulan eylemlerinin çokluğu dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceğine kanaat gelmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 231 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 51. maddeleri gereğince cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına dair … Çocuk Mahkemesinin 11.12.2014 tarih ve 2014/164 esas, 2014/647 karar sayılı kararına karşı, … Bakanlığı’nın 18.08.2015 gün ve 94660652-105-34-4755-2015-16822/53950 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.09.2015 gün ve 2015/298971 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderildiği,

TÜRK MİLLETİ ADINA

MEZKUR İHBARNAMEDE;
1- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinin emredici hükmü karşısında; suça sürüklenen çocuğun adlî sicil kaydında kesinleşmiş hapis cezasına ilişkin kayıt bulunmadığı anlaşılmakla, hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından dolayı bir yıldan az hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların aynı Kanun’un 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesinde,
2- Suça sürüklenen çocuğun adlî sicil kaydında kesinleşmiş hapis cezasına ilişkin kayıt bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.04.2015 tarih ve 2014/8-176 esas, 2015/95 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hüküm tarihi itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre;
(2) numaralı kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk …’in adlî sicil kaydında kesinleşmiş hapis cezasına ilişkin kayıt bulunmadığı ve hüküm tarihi itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
yasaya aykırı olduğundan … Çocuk Mahkemesinin 11.12.2014 tarih ve 2014/164 esas, 2014/647 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozulması yönündeki istemin; hükümde 5271 sayılı CMK’nın 231 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirildiği ve suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması (… Çocuk Mahkemesinin 13.03.2013 tarih ve 2012/508 esas, 2013/222 sayılı 03.06.2013 tarihinde kesinleşen mahkumiyet kararı.) nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle REDDİNE,
(1) numaralı kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemeye gelince;
Kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında … Çocuk Mahkemesinin 11.12.2014 tarih ve 2014/164 esas, 2014/647 karar sayılı hükmün CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, hırsızlık suçundan hüküm fıkrasının (1-a) numaralı bendinde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılması ile ilgili hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere, tayin olunan hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi delaletiyle 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi uygun görüldüğünden “Hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL’den paraya çevrilmesi suretiyle 4.000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesine ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm fıkrasının (1-b) numaralı bendinde 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL’den paraya çevrilmesi suretiyle 4.000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesine, karardaki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.