Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/14477 E. 2015/16008 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14477
KARAR NO : 2015/16008
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan yapılan yargılama sonunda sanık …’ın beraatine dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 13.12.2010 tarih ve 2010/66 esas, 2010/1384 karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 13.02.2014 tarih ve 2013/2447 esas, 2014/4239 karar sayılı ilâmıyla eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasını müteakip yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı TCK’nın 160/1 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarih ve 2014/434 esas, 2015/207 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 28.08.2015 gün ve 94660652-105-07-6938-2015-E. 17443/56584 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.09.2015 gün ve 2015/305247sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

TÜRK MİLLETİ ADINA

MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre; sanığın yargılama sırasında vekâletname ile tayin ettiği müdafii ile temsil edildiği, Yargıtay’dan verilen bozma kararı üzerine dosyaya yeniden bakacak mahkemenin hak ve yetkilerini düzenleyen 1412 sayılı CMUK’un 326. maddesine göre sanık müdafiine bozma ilamı ile duruşma gününü tebliği yapılmak suretiyle bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin bozma ilâmı ile yargılamadan haberdar edilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden kabulü ile kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan sanık … hakkında… Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarih ve 2014/434 esas, 2015/207 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.