YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16126
KARAR NO : 2017/5483
KARAR TARİHİ : 16.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan … vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’in, katılan …’in öz kızı olduğu ve 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b ile 245/4-b maddeleri gereğince, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının üstsoy zararına işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunamayacağının düzenlenmesi karşısında, şahsi cezasızlık sebebinin varlığından dolayı 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi uyarınca sanık … hakkında her iki suça yönelik olarak ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile katılan … vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
III-Sanık … hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarına konu paranın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden; katılana ait banka kartının değişik zamanlarda birden fazla kez kullanıldığının anlaşılması karşısında, TCK’nın 245/1. maddesi uyarınca tayin olunan temel cezadan TCK’nın 43. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile katılan … vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
IV-Sanıklar … ile … hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Katılan …’in Ziraat Bankası …Şubesi’ndeki hesabından bilgisi ve rızası dışında sanıklardan … ve … tarafından internet bankacılığı kullanılmak suretiyle sanık …’ın aynı bankanın…Şubesi’ndeki hesabına 30.06.2012 tarihinde saat 10:12’de borç ödemesi adı altında 11.000 TL’nin havale yoluyla gönderildiği, bu paranın 1.000 TL’sinin 30.06.2012 tarihinde saat 10:21’de …’e ait banka kartı ile ATM’den çekildiği, 2.000 TL’si ile 02.07.2012 tarihinde yine sanık …’e ait banka kartı ile alışveriş yapıldığı, 8.000 TL’sinin ise sanık … tarafından bankadan çekildiği olayda; sanık … ile sanık … arasında doğrudan bir bağlantının bulunamadığı, paranın yatırıldığı sanık …’e ait hesap numarasının sanık …’ın arkadaşı olan diğer sanık … tarafından sanık …’a verildiği; sanık …’ün savunmasında, sanık …’e 15.000 TL borç para verdiğini, borcunu ödeyeceğini söylemesi üzerine hesap numarasını ve banka kartını sanık …’e verdiğini, ancak hesabına yatırılan 11.000 TL’nin 3.000 TL’sini …’in harcaması üzerine 8.000 TL’yi de kendisinin bankadan çektiğini söylediği, sanık …’in ise savunmasında, sanık …’dan 10.000 TL borç para istediğini, …’ın Ziraat Bankası’ndan parayı göndereceğini söylemesi üzerine kendisinin anılan bankada hesabı bulunmadığından EFT işlemi yerine havale yoluyla paranın hafta sonu hesabına geçmesi için Ziraat Bankası’nda hesabı bulunan arkadaşı olan sanık …’den hesap numarasını alarak sanık …’a verdiğini, bu şekilde sanık …’ın …’ün hesabına gönderdiği paradan kendisinin herhangi bir harcama yapmadığını, bütün parayı …’ün aldığını ve kendisine vermediğini söylediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, her iki sanığın da hayatın olağan akışına uygun düşmeyen, kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik inandırıcı olmayan ve kendi aralarında çelişki taşıyan savunmalarına itibar edilerek, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile haklarında beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.