YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1856
KARAR NO : 2015/15807
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15.04.2013 tarihli bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamında da belirtildiği üzere 5237 sayılı TCK’nın 7/2. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. (normal) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/1. ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK’nın 253. ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi gerekirken;
Sanığın katılanlar …’a karşı gündüz saatlerinde kapı kilitlerini kırmak suretiyle ikametlerine girip teşebbüs aşamasında kalan eylemlerinde, 765 sayılı TCK’nın 493/1, değerin pek hafif kabul edilip 522. ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35, (uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde) 116/1. ve 151/1. maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi; müştekiler … ve …’ın evlerine girerek hırsızlık suçunu işlediği ve çalınan eşyaların soruşturma aşamasında sanığın yer gösterme yapması sonucu bulunarak müştekilere iadelerinin sağlandığının anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 523, ve çalınan eşyaların değeri tespit ettirilip gerektiğinde 522. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 168/1, (uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde)116/1 ve 151/1. maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi; katılanlar …’e karşı gündüz saatlerinde ikamet kapı kilitlerini kırmak suretiyle ikametlerine girdikten sonra suça konu eşyaları çalması şeklinde gerçekleşen olaylarda, 765 sayılı TCK’nın 493/1. ve çalınan eşyaların değeri tespit ettirilip gerektiğinde 522. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, (uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde) 116/1 ve 151/1. maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken belirtilen şekilde bir karşılaştırma yapılmadan ve konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçları yönünden müşteki ve sanıklara usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi
Kabule Göre de;
2- Sanığın müştekiler … ve …’ın evlerine girerek hırsızlık suçunu işlediği ve çalınan eşyaların soruşturma aşamasında sanığın yer göstermesi yapması sonucu bulunarak müştekilere iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında, suçların tamamlanmış olmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesindeki teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 19/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.