YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2630
KARAR NO : 2015/9558
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
KANUN YARARINA BOZMA
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hırsızlık suçundan hükümlü …’in 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesi gereğince 4 yıl, aynı Kanun’un 492/1 maddesi gereğince 3 yıl ve 491/4 maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 71. maddesi gereğince içtima edilerek 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.1998 tarih ve 1997/1732 esas, 1998/520 karar sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, hükümlünün müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kesinleşen Mahkemenin 13.05.1998 tarih ve 1997/1732 esas, 1998/520 karar sayılı kararı ile hükmolunan 3’er yıl hapis cezasının aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 06.03.2006 tarih ve 1997/1732 esas, 1998/520 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 22.12.2014 gün ve 94660652-105-07-7275-2014-22863/75774 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.01.2015 gün ve 2015/462 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu, anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2006 tarih ve 1997/1732 esas, 1998/520 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.