Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/542 E. 2015/4787 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/542
KARAR NO : 2015/4787
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-765 sayılı TCK nın 493/1-son maddesinde yazılı bulunan “bu maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut suçun işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse cezanın (8 yıl hapis cezası) yukarı haddi verilir.” amir hükmü dikkate alınmak suretiyle sanıklara yüklenen 765 Sayılı TCK.nın 493/1-son maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun cezasının alt sınırı itibariyle beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiği gözetilerek, sanık ….’in talimatla alınan 07.10.2013 tarihli savunması sırasında istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı CMK.nın 150/3. maddesine muhalefet edildiği gibi, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda sanıklara atanan zorunlu müdafiin hazır bulundurulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
2-5237 sayılı TCK nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 116/2 maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve müştekinin şikayetçi olması nedeniyle 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu göz önüne alınarak, müşteki ve sanığın yöntemine uygun olarak yeniden celbi ile işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları bakımından 5271 sayılı CMK nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma teklifinde bulunularak, sonucuna göre 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Yakalama tutanağı ve sanık savunmaları dikkate alınarak, sanıkların suça konu eşyaları hakimiyet alanlarına sokmalarından sonra görevli polisler tarafından şüphe üzerine yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayini,
4-Sanıklar … ve …’in suç tarihi itibariyle sabıkasız oldukları, çalınan eşyaların yakınan tarafa teslim edilmesi nedeniyle somut (maddi) bir zarar bulunmadığı gözetildiğinde, CMK.nın 231/6. maddesinin (b) bendinde yer alan “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” irdelenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekli iken, “müştekinin zararının giderilmediği ve sanıkların suç tarihinden sonra işledikleri suçlara ilişkin olduğu anlaşılan hükümlülükleri bulunduğu” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafii ile sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 17.3.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.