Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/8334 E. 2015/11137 K. 16.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8334
KARAR NO : 2015/11137
KARAR TARİHİ : 16.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
19.03.2012 gün, 2012/1193 sayılı iddianame içeriği ve 25.01.2013 gün, 2013/15 sayılı birleştirme kararına göre, suça sürüklenen çocuk … hakkında zamanaşımı içerisinde karar verilmesi ve tüm sanıklar hakkında sahtecilik suçundan işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Oluşa ve dosya içeriğine göre; müştekiye ait… plaka sayılı aracın plakasının … olarak değiştirilmiş halde …’nin kullanımda ele geçirildiği, …’nin aracı, dava dışı …’den olan 4000 TL tutarındaki alacağına karşılık olarak ve devir işlemlerini 1 ay sonra yapmak üzere satın aldığı yönündeki beyanı; …’in tüm aşamalarda … plaka sayılı aracı … isimli bir şahıstan 1700 TL karşılığında hasarlı halde satın aldığı, satın almadan önce sanık … ile görüşüp aracı alıp almama hususunu sorarak kendisinden de 1000 TL istediği, sanık …’ın kabulü ve onayı ile aracı aldığı, aracın aslen…’a ait olmadığı fakat kendisinin adı geçen şahıs ile muhatap olduğu, söz konusu aracı daha sonra …’ın göndermiş olduğu çekiciyle İstanbul’a gönderdiği, bir kaç gün sonra kendisini arayan …’ın aracı satmak üzere …’a getirdiği ve kendisinin de aracı …’ye sattığına dair açıklaması; tanık…’un 21.09.2011 günlü ifadesinde, suça konu araçla işyerine gelen …’in, aracın şaşi numarasının bulunduğu kuleyi değiştirdiğini belirterek bu bölümün boyanmasını istediği, yalnızca bu kısım üzerinde işlem yapıldığını görünce aracın çalıntı olduğunu anladığına dair beyanı; sanıklar … ve …’ın sahip olduğu işyerinin konumu ve işleyiş şekli ile adı geçen sanıklar ve söz konusu işyerinde çalışan diğer sanıklar …, … ve …’ın beyanları karşısında; suçun sübut bulduğu gözetilmeden sanıklar hakkında bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; kapıları kilitli, park halindeki aracın çalınması eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin aracını, 03.09.2011 günü saat 14.00 sıralarında park ederek yanından ayrıldığı, 04.09.2011 günü saat 21.00 sıralarında aracın çalınmış olduğunu fark ettiğine dair beyanı ve dosya içeriğine göre eylemin gece gerçekleştiğine dair delil bulunmaması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerekirken, TCK’nın 143. maddesi gereğince artırım yapılması,
2-TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, “kendi alt soyu” yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak, 142/1-e maddesi uyarınca sonuç cezanın neticeten 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ve “TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.