YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/889
KARAR NO : 2015/4748
KARAR TARİHİ : 17.03.2015
Hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonunda; hükümlünün, müşteki …’ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl, 116/2 ve 119/1-c maddeleri gereğince 1 yıl ve 151/1 maddesi gereğince 4 ay; müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl, 116/2 ve 119/1-c maddeleri gereğince 1 yıl ve 151/1 maddesi gereğince 4 ay; müşteki …’ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 168/1 maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay, 116/2, 119/1-c maddeleri gereğince 1 yıl ve 151/1. maddesi gereğince 4 ay; müşteki …’ yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 168/1 maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; hükümlü hakkında TCK’nın 50, 51 ve CMK’nın 231/5 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ve hükümlünün TCK’nın 53/1-2-3 maddesi gereğince belli haklardan yoksun bırakılmasına ilişkin …. Asliye Mahkemesince verilen 06.06.2013 tarih 1999/121 ve 1999/140 sayılı ek kararın hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 09.12.2014 tarih ve 2014/33639-2014/34978 sayılı ilamı ile; hükümlü müdafiinin, müştekilerden …, … ve …’ye yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince reddi ve müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün ise hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında, müştekinin şikayetini sürdürmesi ve uzlaşmak istemediğini beyan etmesi karşısında aynı Yasanın 116/2, 119/1-c. maddelerinde tanımlanan birden fazla kişi ile işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1 maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını oluşturduğu gözetilerek, buna göre uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi nedeniyle bozulmasına ve infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesi, yönündeki ret ve bozma kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.01.2015 tarih ve 2013/337814 sayılı yazısı ile “hükümlünün müdafi istemediği ve gerekmemesine rağmen müdafi atandığı, gerekçeli kararın tebliğine rağmen hükümlünün kararı da temyiz etmediğine göre hükmün tamamına yönelik olarak hükümlü müdafiinin isteminin reddine karar verilmesi gerektiği” yönündeki itiraz ve Dairemizin ilamının (A) bendi ile aynı bent içinde yer alan 2. paragrafın ve (B) bendinin tümünün çelişki içerdiğinden oluşan maddi hatanın da düzeltilmesi yönünde talepte bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dairemizin anılan kararında açıkça hükümlünün, katılan …’na yönelik eylemi nedeniyle açılan dava hakkında mahallinde karar verilmesinin mümkün görüldüğü; ilamın (A) bendinin başlık kısmında açıkça hükümlünün müştekilerden …, … ve …’ye yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin İncelendiği ve bu hükümlerle sınırlı olarak hükümlü müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince reddine ve ilamın (B) bendinde de açıkça hükümlünün müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelendiği ve bu hükümle sınırlı olarak hükümlü müdafiinin temyiz istemi kabul edilerek hükmün bozulmasına karar verildiği; diğer taraftan Dairemizin 27.03.2012 tarihli 2011/30322-2012/7016 sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, iddianamede hükümlü hakkında müştekiler … ve …’e yönelik eylemleri hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/1-2-son maddesinin uygulanmasının talep edildiği, dolayısıyla yüklenen suçun cezasının yasadaki alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiin, hükümlünün müştekilerden …, … ve …’ye yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığına dair yapılan açıklamadan ibaret olup, ilamın (A) bendinin 2. paragrafında isimleri geçen katılan … ve …’e yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümler hakkında ilamın (A) bendinde Dairemizce inceleme yapılmadığından, Dairemizin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.01.2015 tarih ve 2013/337814 sayılı itiraz ve maddi hatanın düzeltilmesi istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2. maddesi gereğince Dairemizin 09.12.2014 tarih ve 2014/33639-2014/34978 Esas ve Karar sayılı ret ve bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 17.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.