Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/16897 E. 2017/8291 K. 11.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16897
KARAR NO : 2017/8291
KARAR TARİHİ : 11.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerin farklı olduğu; müştekiye ait ikametgahın bilirkişi raporuna göre sağlam ve muhkem kapısını kırarak açıp içeriden hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35/2 maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, şikayeti devam eden müştekiye karşı ayrıca aynı Yasanın 116/1, 119/1-c ve151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek; mala zarar verme ve birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını bozmak suçları için 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesi de değerlendirilerek her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı ” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek hükümlünün cezasından indirim yapılması,
3-Hükümlünün aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, suçlarını ikrar eden ve temyize gelmeyen hükümlüler … ve …’ın ise soruşturma aşamasında öğle saatlerinde müştekiye ait eve girdiklerini beyan etmeleri karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun hükümlü lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 11/07/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.