Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/18220 E. 2017/12210 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18220
KARAR NO : 2017/12210
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini yerine yazılı şekilde karar verilmesi; Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında, kasasından çalınan 370 TL para dışında diğer suça konu eşyalarının iade edildiğini bildirmesi, (sanığın eylemleri birlikte gerçekleştirdiği … isimli faili meçhul şüphelinin de yakalanamadığının anlaşılması karşısında; hırsızlık eyleminin tamamlandığı gözetilmeden hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması), yine sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143/1, 35/2 maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasından TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca ¼ oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 4 yıl 2 ay 18 gün hapis cezası yerine 3 yıl 4 ay 18 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı
Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.