YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18423
KARAR NO : 2017/12827
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin 22.01.2013 tarihli temyiz dilekçesi ile mahkemenin 17/01/2013 tarih, 2012/172 E. 2013/14 K. sayılı hükmünü yalnızca hırsızlık suçu bakımından temyiz ettiği görülmekle; suça sürüklenen çocuk bakımından hırsızlık suçundan yapılan incelemede;
I) Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi ile eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya arasında bulunan 28.09.2004 havale tarihli bilirkişi raporunda; hırsızlığın sağlam ve muhkem dış kapının kilit yuvasına bastırılarak, yuvanın genişletilmesi suretiyle açıldığının belirtilmiş olması ve aleyhe tespit ve delil bulunmamasına göre; suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b. ve 31/2 maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin mahkumiyet tarihi olan 13.01.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III) Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya arasında bulunan 28.09.2004 havale tarihli bilirkişi raporunda; hırsızlığın sağlam ve muhkem dış kapının kilit yuvasına bastırılarak, yuvanın genişletilmesi suretiyle açıldığının belirtilmiş olması ve aleyhe tespit ve delil bulunmamasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden aynı Kanunun 142/2-d maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
2- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.