YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19985
KARAR NO : 2017/13626
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Açılan davadan haberdar edilmeyen, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan müşteki Maliye Hazinesinin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğundan ve hükmü adı geçen sanıklar yönünden temyiz yetkisi bulunduğunun anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 tarih, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca 22.04.2014 tarihli temyiz dilekçesinin katılma talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek suçtan zarar gören müşteki Makiye Hazinesi’nin davaya katılan sıfatının kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanık müdafiinin itiraz dilekçesi ile hükme itiraz ettiği, Mahkemesince dosyanın incelenmek üzere Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme neticesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı hukuka ve yasalara uygun bularak, müdafiinin itiraz talebinin reddine dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık … müdafiinin itiraz inceleme talebi hakkında daha önceden itiraz merciince karar verildiğinden dosyanın incelenmeksizin, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin kararın 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
III-Sanıklar … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararının;sanık … vehakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının, katılan vekilinin vekalet ücretine dair temyiz incelemelerinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Beraat kararı bakımından; Sanık … ‘in, suça yer olan okulun duvarına tırmanıp camları zorlamak suretiyle içeri girerek, … ve …’ın da aşağıda bekleyerek’in yukarı kattan verdiği suça konu eşyaları aldıkları olayda, sanıkların üzerlerine atılı iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını diğer sanık … ile birlikte iştirak halinde işlediklerinin anlaşılması karşısında, yüklenen suçtan sanıklar … ve …’ın cezalandırılmaları yerine yazılı biçimde ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi,
2-19.08.2013 tarihli tutanak ve tüm dosya içeriğine göre; sanıkların suça konu eşyalar çalarak sanık …’in evine bıraktıkları, sanığın babası …’nin durumdan şüphelenerek 155’1 arayıp öz oğlu ve diğer iki sanığın eve çok sayıda bilgisayar kasası ve monitör getirdiğini ihbar ettiği, bunun üzerine olay yerine gelen görevlilerin koridordo suça konu eşyaları eksiksiz alınarak müşteki okula teslim edilmek suretiyle iadenin soruşturma aşamasında sağlandığının anlaşılması karşısında; koşulları oluştuğu halde sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesi uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Sanık …’ın, aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında diğer sanık …’nin eylemine okulun bahçesinde beklemek ve çalınan bilgisayarları taşımak suretiyle iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında; TCK’nın 37/1 maddesi uyarınca asli fail olarak sorumlu olması gerekirken aynı Yasa’nın 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
4-Sanık … hakkında, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken, suçun birden fazla kişi ile gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
5-Sanık …’ın adli sicil kaydında gözüken ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar olduğu ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği gibi hırsızlığa konu eşyaların iade edilmesi nedeniyle giderilmesi gereken bir zararın bulunmadığı, mahkemece yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak sanığın cezasının ertelendiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle sanık yararına olan CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, “Sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmış olmasına rağmen sanığın yeniden suç işlediği anlaşıldığından CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
6-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve uzun süreli erteli hapis cezasında TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun kendi alt soyu açısından uygulanmayacağının gözetilmemesi,
7-Vekalet ücreti yönünden yapılan incelemde; Mahkumiyet kararı verildiği halde kendisini avukat ile temsil ettiren katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …’ın,müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.