Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/5853 E. 2017/13199 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5853
KARAR NO : 2017/13199
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hakkında hapis cezası verilen ve Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.06.2008 tarih, 2007/151 Esas ve 2008/314 Karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1-Sanığın, İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/143 Esas sayılı dosyasında yargılama devam ederken bu mahkemenin kapatılması üzerine İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne devredilen ve 2012/135 Esas numarasını alan dosyanın 20.12.2011 tarihli celsesinde tanık sıfatıyla alınan beyanında, yine kovuşturma aşamasındaki savunmasında; hükümlü …ile birlikte müştekilerin işyerinden hırsızlık yapmadığını, amcasının oğlu olan …’un kimlik bilgilerini kullanmadığını, hırsızlık olayını … ile …’ın işlediğini duyduğunu beyan ettiği; müşteki…’in 2012/135 Esas sayılı dosyanın 28.02.2012 tarihli celsesindeki fotoğraf teşhisinde işyerine giren kişinin … olmadığını söylediğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından yapılan soruşturma sırasında kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 07.07.2008 tarihli şüpheli ifade tutanağı, aynı tarihli yakalama üst arama muhafaza altına alma ve teslim tutanağı ile İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı’nda düzenlenen 07.07.2008 tarihli şüpheli ifade tutanağındaki “şüpheli …” adına atılan imzalar üzerinde inceleme yaptırılıp, imzaların sanık …’a ait olup olmadığının tespit edilmesi; bu ilk soruşturmada şüphelilerin parmak izlerinin alınıp alınmadığı kolluktan sorulup, alınmış ise alınan parmak izleri ile sanığın parmak izlerinin karşılaştırılması; yakalama tutanağında ismi geçen … ile … İri yönünden mümkünse canlı teşhis işleminin yaptırılması, değilse sanığın teşhise elverişli fotoğraflarının gösterilerek, olay günü yakaladıkları şahıslardan birinin sanık olup olmadığının tespitinin sağlanması; hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının işlendiği tarihte şüphelilerin yanında bulunan … ile sanık …’ın savunmasında isimleri geçen … ve hükümlü …’ın tanık olarak dinlenmelerinden sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller çerçevesinde sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bu konularda kovuşturma genişletilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Hırsızlığın yapıldığı sabah saatlerinde, işyeri kapısının açık olup olmadığının, yine işyerinin üçüncü kişilere hizmet vermeye başlayıp başlamadığının müştekilerden sorularak kesin olarak tespitinden sonra, sonucuna göre işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken bu konuda araştırma yapılmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kimlik bilgileri kullanılan mağdur … müşteki sıfatı ile davaya dahil edilerek beyanı alınmadan 5271 sayılı CMK’nın 233. ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
4-İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/143 Esas ile İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/135 Esas sayılı dosyalarının tamamına ait belgeler, özellikle de …’un 29.04.2011 tarihinde gözaltına alındığına ilişkin belge dosyada bulunmadığı halde, esası etkileyen bu eksiklikler giderilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi,
5-Suç tarihi 07.07.2008 tarihinin yanında (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden) 29.04.2011 tarihi de olduğu halde, CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak karar başlığında sadece 07.07.2008 tarihinin yazılmış olması,
6-Kabule göre de;
a-Sanığın kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığında, amcasının oğlu olan mağdur …’un kimlik bilgilerini kullanarak Volkan hakkında dava açılmasını ve gözaltına alınmasını sağlamaktan ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 109/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı yasanın 109/2. maddesi ile hüküm kurulması,
b-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-28.06.2014 tarihinde 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi ile “hükümlü adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, buna uymaması halinde kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği” düzenlemesi getirildiği halde, anılan düzenleme dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 21.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.