YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6690
KARAR NO : 2017/13652
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan …’in tüm sanıklar için kamu davasına katıldığı ve katılan vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede:
I-Sanıklar …, …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2-Sanıklardan …’nın tekerrüre esas alınan ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma
nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinden “b” bendinin çıkarılmasına; sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan “…5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ibarelerinin çıkarılarak, yerine “…sanığın tekerrüre esas alınan anılan ilamında hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,” ibarelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar …, …, …, … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali, sanık … hakkında hırsızlık ve sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar …, …, …, … ve …, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarına konu yaklaşık 3 ton civarında kuru fasulyenin önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurulması,
2-Sanıklar …, …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik; sanıklar hakkında TCK’nın 143. maddesi gereğince 2 yıl 2 ay olarak tayin edilen cezadan TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada 1 yıl 9 ay 20 gün yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 9 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
3-5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi ile kişilerin mesleki faaliyetleri ve meslek icra alanlarının güvence altına alındığı, işyeri kavramının işin yapıldığı konut dışındaki yerleri ifade ettiği, somut olayda; bağımsız ayrı bir yerde bulunduğu anlaşılan ve malların depolanması amacıyla kullanılan, yine hurda niteliğindeki bir kısım eşyaların da konulduğu depodan işlenen hırsızlık suçunda, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıklar …, …, … ve …’in mahkumiyetlerine karar verilmesi,
4-Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
5-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik; 28.06.2014 tarihinde 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi ile “hükümlü adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, buna uymaması halinde kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği” düzenlemesi getirildiği halde, anılan düzenleme dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
6-Sanıklardan …’nın tekerrüre esas alınan ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.