Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/6921 E. 2017/12662 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6921
KARAR NO : 2017/12662
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça konu aracın kolluk tarafından düz kontak yapılmış vaziyette hasarlı olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde yer alan şartın gerçekleşmemesi sebebiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği kabul edilerek, yapılan incelemede;
Hırsızlık suçuna konu aracın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında 08.07.2005 tarihli 5377 sayılı yasa ile değişik TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanması sırasında suç tarihine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, hüküm fıkrasında bu oran 1/3 olarak gösterilmiş ve TCK’nın 142/1, 143. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay olarak tayin edilen cezadan TCK’nın 31/3. maddesi gereğince (mahkeme kabulü doğrultusunda) 1/3 oranında indirim yapıldığı sırada 1 yıl 8 ay yerine hesap hatası sonucu 10 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun sabit kabul edilen eyleminden dolayı hakkında TCK’nın 142/1-b, 143, 31/3 (1/2 indirim yapıldığında) ve 62. maddelerine göre hüküm kurulduğu takdirde, sonuç ceza “1 yıl 15 gün” hapis cezası olarak belirleneceğinden ve aksi hal suça sürüklenen çocuğun, önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, suça sürüklenen çocuğa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımların uygulanma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 14.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.