YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7703
KARAR NO : 2017/13672
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkındaki mala zarar verme suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karara yönelik temyiz incelemesinde;
Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen eşyanın kendisinin oluşturması durumunda, malın çalınması sırasında suça konu eşyaya verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağından suça konu kabloların kesilerek çalınması eylemi sonucunda mala zarar verme suçunun oluşmayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan bir hüküm kurulmadığından zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen kararın 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde düzenlenen hükümlerden hiç birine uymadığı ve temyize konu olamayacağı anlaşılmakla, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince temyiz talebinin isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
3-Sanık … hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.