Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/8600 E. 2017/13813 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8600
KARAR NO : 2017/13813
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, yüzüne karşı verilen hükmü Bartın Kapalı Cezaevi Müdürlüğü aracılığı ile göndermiş olduğu temyiz dilekçesi tarihinin 02.12.2014 tarihi olup, dilekçe üzerinde Ceza İnfaz Kurumu’nun tarihe ilişkin kaşesinin olmadığı, temyiz dilekçesinin üst yazısı ile dilekçenin havale tarihinin 04.12.2014 tarihi olduğu; sanığın dilekçesinde belirtilen tarihin süresinde olması nedeniyle, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I) Sanık hakkında müştekilere karşı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde; 5237 Sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca cezadan 1 kat artırım yapılırken hesap hatası sonucu “12 ay yerine” 1 yıl hapis cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
2- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin 119/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda “1 yıl hapis” kelimelerinin çıkarılarak “12 ay hapis” kelimelerinin eklenmesi ile yine hükümlerden “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi ile diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık hakkında müştekilere karşı mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2016 tarih 2016/14-335 Esas 2016/419 Karar sayılı kararı ile de belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Belirtilen kanunun 170. maddesinin 4. fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca da; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir”. Bu düzenleme gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacağından;
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından düzenlenen iddianamede, hırsızlık suçlarının anlatımında kapılara zarar verilerek açıldığının girildiğinin belirtilerek mala zarar verme suçundan bahsedildiği, ancak anılan suçun sevk maddesinin iddianamede gösterilmediği; hırsızlık suçunun anlatımında bahsedilen mala zarar verme suçundan davanın açılmış sayılmayacağı, 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 29.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.