YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9041
KARAR NO : 2017/14298
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlerden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-)Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay yeri görgü ve tespit tutanağı, tanık beyanı, mağdur beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; Suç tarihinde mağdur …’nın 14:30 sıralarında evinin önüne geldiği sırada camdan iki kişinin atladığını görmesi üzerine kaçan suça sürüklenen çocuk …’ı tanık…’le birlikte kesintisiz takip sonucu elinde 4 paket sigara ile yakaladıkları sanığın ise kaçmayı başardığı somut olayda; mağdurun evinden çalınan çakmağı da hakimiyet alanına sokamadan jandarma karakolunda suça sürüklenen çocuğun kendi rızası ile mağdura teslim ettiğinin anlaşılması karşısında sanık …’in mağdur …’ya yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulmak suretiyle hakkında fazla ceza tayini,
2-Mağdur …’in evinin taş duvarla çevrili ve sürgülü demir kapısı bulunan bahçesi ile yine evin çatı kısmında bulunan kanepenin altından gerçekleştirilen hırsızlık eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde 141/1 maddesi ile uygulama yapılaması,
3-Olay yerine gelen jandarma görevlilerince mağdur …’nın evinin ön kısmında duvar dibinde içerisinde mağdur …’in evinden çaldıkları malzemeler bulunan poşetin görülmesi üzerine suça sürüklenen çocuk…’ın poşetteki suça konu malzemeleri mağdur …’in evinin bulunduğu yeri tarif ederek oradan çaldıklarını söylemek suretiyle olaydan haberi olmayan ve henüz başvurusu bulunmayan mağdur …’e iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanık … hakkında mağdur …’e yönelik hırsızlık eyleminden kurulan hükümde TCK’nın 168/1. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülmeden sanık hakkında fazla ceza tayini,
4-Mağdur …’in evinden çalınan malzemelerin değerleri tespit edilip sonucuna göre sanık hakkında mağdur …’ e yönelik işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 145. maddesi gereğince indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 saylı CMUK 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 07/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.