Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/4083 E. 2017/10990 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4083
KARAR NO : 2017/10990
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2008 tarihli ve 2008/276 esas, 2008/551 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine, suç tarihinin denetim süresinden sonra olduğundan bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair anılan Mahkemenin 02/12/2014 tarihli ve 2014/336 esas, 2014/645 sayılı kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2017 tarihli ve 2017/466 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 19.09.2017 gün ve 94660652-105-53-7380-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.10.2017 gün ve 2017/53843 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2008 tarihli kararını müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde anılan karara konu basit hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, ayrıca bahse konu maddeye eklenen 1/c. bendinde “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” şeklinde düzenleme yapılarak, suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı, dolayısıyla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, mercii Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2017 tarihli kararı ile Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2014 tarihli ve 2014/336 esas, 2014/645 sayılı kararına karşı yapılan itirazın, itiraz dilekçesinin 05/01/2015 tarihinde verildiğinden bahisle süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, anılan Mahkeme kararının katılan kurum vekiline 24/12/2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, katılan vekilince aynı tarihli itiraz dilekçesinin ibraz edildiği dosyada mevcut UYAP görüntü çıktısından anlaşılmakla, itirazın süresinde yapıldığının kabulü ile esas yönünden itirazın kabul veya reddine ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından suça sürüklenen çocuk … hakkında Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2017 tarihli ve 2017/466 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.