Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/5663 E. 2017/14282 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5663
KARAR NO : 2017/14282
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2012 tarihli ve 2009/36 esas, 2012/1906 sayılı kararının Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 25/04/2016 tarihli ve 2015/16077 esas, 2016/6962 sayılı kararıyla onanması sonucu kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 10/03/2017 tarihli 2009/36 esas, 2012/1906 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2017/226 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 17.11.2017 gün ve 94660652-105-34-11302-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.11.2017 gün ve 2017/66284 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren Hâkim …’in olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşlerinin ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşlerinin etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği hususu gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

5271 sayılı CMK’nın 318. maddesinde, yargılamanın yenilenmesi isteminin, hükmü veren mahkemeye sunulacağı, bu mahkemenin, istemin kabule değer olup olmadığına karar vereceği düzenlenmiş, aynı yasanın “Yargılamaya katılamayacak hakim” başlıklı 23. maddesinin 3.fıkrasında ise, yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı hükme bağlanmıştır.
CMK’nın 289.maddesinde de, hakimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hakimin hükme katılması, kesin hukuka aykırılık halleri arasında sayılmıştır.
Hükümlü hakkında İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02/10/2012 tarihli ve 2009/36 esas, 2012/1906 karar sayılı mahkumiyet hükmünde görev alan hakimin, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin aynı mahkemenin 10/03/2017 tarihli ek kararını da verdiği ve sonrasında ise hükümlünün bu karara yönelik itirazı sonrasında İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince 23/03/2017 tarihli ve 2017/226 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış olup; aynı hakimin, dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaati ilk hükümle dosyaya yansıttığı ve yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede, önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alınarak, farklı bir hakim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerekeceğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/03/2017 tarihli ve 2017/226 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.