Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2018/13161 E. 2019/7040 K. 30.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/13161
KARAR NO : 2019/7040
KARAR TARİHİ : 30.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düşme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Mağdurun sanığın aracı içerisinde bıraktığı çantasından 18.500TL değerindeki çekinin sanık tarafından çaldığının iddia olunması karşısında sanığın eyleminin subutu halinde açıktan gerçekleşmesi halinde TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırıszlık suçunu buna karşılık bina yada eklentisi niteliğinde bulunan yerde işlenmesi halinde ise TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağı ve bu sebeple şikayet yokluğu nedeni ile düşme kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin 5271 sayılı CMK nın 147, 191/3 ve 193. maddelere aykırı olarak, sanığın usulünce dinlenip savunması alınmadan şikayet yokluğu nedeniyle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
2-Mağdurun sanığın aracı içerisinde bıraktığı çantasından 18.500TL değerindeki çekinin sanık tarafından çaldığının iddia olunması karşısında öncelikle suça konu çekin akıbetinin araştırılarak suçtan başkaca zarar gören bulunup bulunmadığının takas veya ilgili banka kurumlarından sorularak tespiti şayet bulunduğunun anlaşılması halinde ise CMK’nın 234/1-b maddesi gereğince kamu davasından usulüne uygun çağrı kağıdıyla haberdar edilip, davaya katılma olanağı sağlanması gerekliliğinin gözetilmemesi,
3-Mağdurun kollukça alınan beyanında sanığın aracında arkadaşı … ile birlikte bulunduklarını sanığın aracı bir otoparka park ettiğini çekinin bulunduğu çantasını da bahsedilen araçta bıraktıktan sonra sanığın muhtarlığa, kendisi ile arkadaşı…’ın ise markete gittiklerini sonrasında bahsedilen aracın yanına döndüklerinde sanığın araçta oturduğunu gördüklerini, hep birlikte araca binerek otoparktan ayrıldıklarını ve sanığın kendilerini bir kafetaryaya bıraktıktan sonra geri dönmediğini ve çantası içerisindeki çekiln çalındığını anladığını belirtmiş olmasına karşılık mahkemece alınan beyanında bu kez bahsedilen otoparkın kapalı bir otopark olduğunu ve kendilerinin yanına sanığın aracı ile geldiğini belirtmiş olması karşısında öncelikle beyanlar arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre hırsızlık eyleminin bina yada eklentisi niteliğinde olan bir yerde işlendiğinin tespiti halinde sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlennen hırsızlık suçunu oluşturacağı buna karşılık bina yada eklentisi bulunan yerden işlendiğinin sabit olmaması ya da açıktan işlendiğinin belirlenmesi halinde eyleminin TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağı ve bu halde hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 30/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.