Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2020/3855 E. 2020/7875 K. 23.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3855
KARAR NO : 2020/7875
KARAR TARİHİ : 23.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde ;
Dosya kapsamı incelenmekle; Katılan …’nın, sanıklar … ve … ile 17.06.2014 tarihinde saat 22:20 sıralarında karşılaştıkları ve önceye dayalı husumet sebebiyle aralarındaki tartışma sırasında her ne kadar adli raporda darp ve cebir izine rastlanmamış ise de, sanıklar tarafından katılanının okul binası demirine doğru ittirilmesi yönündeki katılan beyanına itibar edilmeyerek sanığın basit yaralamadan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
II-Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde ;
1-Katılan …’nın, sanıklar … ve … ile 17.06.2014 tarihinde saat 22:20 sıralarında karşılaştıkları ve önceye dayalı husumet sebebiyle aralarındaki tartışma sırasında sanık …’nın katılanın elini çimdikleyerek elindeki cep telefonunu alıp yere attığı, katılanı ittirdikleri, katılanın hemen olayın akabinde ailesi ile birlikte karakola gelip şikayetçi olması ve telefonunun zarar gördüğüne dair 18.06.2014 tarihli saat 00:30 sıralarında tutulan görgü tespit tutanağı içeriği ve katılanın istikrarlı beyanları karşısında sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmiş olması,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, aynı yasanın 86/2. maddesinde düzenlenen basit yaralama suçları yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında sanığa atılı suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, atılı suçlar yönünden 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.