YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4228
KARAR NO : 2020/9217
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret, trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mala zarar verme, basit yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 253/3 maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen bir başka suç ile birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz düzenlemesine yer verilmiş olup, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kamuya karşı işlenen suçlardan olduğu, tehdit, hakaret, basit yaralama suçunun ise … aleyhine işlenmesi nedeniyle uzlaşma engelinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Hakkın doğumundan evvel kullanılması söz konusu olamayacağından, soruşturma evresinde etkin pişmanlık engeli bulunan dönemde yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253.
maddesinde belirtilen esas ve usûle göre mala zarar verme, basit yaralama ve hakaret suçlarından uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 13/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.