Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2020/4472 E. 2020/8229 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4472
KARAR NO : 2020/8229
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin birinci fıkrasına göre “katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan” konumunda olan …’nın, gerekçeli kararın temyizi üzerine şikayetçi olduğu ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz dilekçesinin sanık hakkında kurulan kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olarak katılma talebi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, CMK’nın 237/1. maddesi uyarınca suçtan zarar görenin katılma talebinin kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren katılana avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olduğundan, katılan vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca, “katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1500 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 30/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.