YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7267
KARAR NO : 2020/11586
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/02/2020 tarihli ve 2019/53392 soruşturma, 2020/2286 esas, 2020/1376 sayılı iddianamenin iadesine dair Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2020 tarihli ve 2020/133 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/144 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 15/05/2020 gün ve 94660652-105-21-6575-2020-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05/06/2020 gün ve 2020/49430 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/04/2018 tarihli ve 2018/2565 esas, 2018/5584 karar sayılı ilâmında yer alan, “Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK’nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikâyetçi kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarının ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamaz. Maddede “ … bahsedilen zarar, vergili ve cezasız miktardır … Bu durumda Cumhuriyet savcısı sulh ceza hâkiminden keşif yapılıp rapor alınması için talepte bulunmalı ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır.” Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları da bu yönde olup, gecikme faizi ve benzeri zararlar 168. madde kapsamında değerlendirilemez. (Y. 17. C.D.’nin 16.06.2017, 2015/18830 E. ve 2016/9113 K. sayılı kararında olduğu gibi.)…Maddeye göre, ödenmesi halinde şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesi sonucunu doğuracak olan vergili zarar miktarı gerekirse keşifte yaptırılmak (yada yapılmak) suretiyle tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmamıştır. Bu sebeple iddianamenin iadesi ve bu karara yönelik itirazın reddi kararları usul ve yasaya uygundur.” şeklindeki açıklamalara nazaran, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan Yargıtay ilâmında belirtilen şekilde mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor doğrultusunda normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarı tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde haklarında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmadan iddianame tanzim edildiği gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya içerisindeki 06.07.2019 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında, ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeden kaçak şekilde elektrik kullanım yapıldığının belirtildiği, bu kullanım şekline göre elektrik enerjisinin sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesinden dolayı eylemin suç oluşturduğu sabit olduğundan suçun oluşup oluşmadığına ilişkin mahallinde bir keşif yapılarak
bilirkişi raporu tanzimine lüzum bulunmadığı; somut olayda, Cumhuriyet Savcısının, kolluk marifetiyle sanığa, bilirkişiye dosya üzerinden hesap yaptırmak suretiyle belirlenmiş olan vergili ve cezasız kurum zararı miktarını ödeyip ödemeyeceği ve ödenmesi kamu davası açılamayacağı hususunda 03.01.2020 tarihinde ihtaratta bulunduğu, sanığın alınan savunmasında yazılı miktarı ödeyecek gücü olmadığından kaçak elekrik miktarını ödeyemeyeceğini bildirmesi üzerine, Cumhuriyet Savcılığınca 13.02.2020 tarih ve 2020/2286 Esas numarası ile iddianame düzenlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden isabetsizlik görülmediğinden, Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/144 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.