Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10150 E. 2006/14687 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10150
KARAR NO : 2006/14687
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı ile arasında düzenlenmiş bulunan 27.3.1995 başlangıç tarihli 9 … süreli kira sözleşmesi ile 17, 18, 19 nolu dükkanları yıllık toplam 600.000.000 TL bedelle kiraladığını, sözleşme gereğince kira bedelinin, her yıl DİE yıllık enflasyon oranına göre zam yapılmak suretiyle artırıldığını, 2004 yılı için her bir dükkanın kirasının 7.810.000.000 TL’den toplam 23.430.000.000 TL’ye çıktığını, davaya konu dükkanlardan daha iyi konumda olan başka yerlerin daha az bedelle kiraya verildiğini, yüksek enflasyon nedeniyle kiranın bu derece artmasının öngörülemez olduğunu, hakkaniyet ve nefasete aykırı olduğunu ileri sürerek 2005 yılı için her bir dükkanın kirasının 2.250.000.000 TL olarak uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, uyarlama şartlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu doğrultusunda 17, 18, 19 nolu … yerlerinin 2005 yılı için kira bedellerinin her biri için 5.000.00 YTL olarak tespitine, fazla isteğin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre sözleşme, yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Ancak bu ilke … hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ile sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak, adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır. Hukukta bu zıtlık, sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. Karşılıklı sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması borcun ifasını güçleştirmesi durumunda, “işlem temelinin çökmesi” gündeme gelir, işte bu durumda hakim müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar.
Somut olayda taraflar arasındaki 27.3.1995 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 9 … ve kısa süreli olup, sözleşmenin son bulduğu 31.12.1995 tarihinden sonra 6570 sayılı yasanın 11. maddesi hükmüne göre 1 yıllık süreyle devam edeceği çok açıktır. Hal böyle olunca sözleşmenin kısa süreli olduğunda kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Kısa süreli kira sözleşmesine dayanarak işlemin temelinden çökmesi esasına dayanan, sözleşmenin yeni koşullara uyarlama davası dinlenemez. Uyarlama ancak uzun süreli kira sözleşmeleri için söz konusu olur. O nedenle uyarlamanın koşulları oluşmamıştır. Mahkemece davanı reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.