YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10201
KARAR NO : 2006/14757
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yabancı mahkeme kararının tanınması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün … avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde … vekili avukat … … ile davacı … … ve vekili avukat … … gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Hassa İlçesi Tilkaşur ve … mevkilerinde bulunan taşınmazların Afrin noterliğince düzenlenen 1965 tarihli sözleşme ile davalılardan kiralandığını, daha sonra çıkan uyuşmazlık sonucu Afrin Medeni bidayet mahkemesince verilen kararla sözleşmenin 5.10.2025 tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm altına alındığını ileri sürerek, anılan kararın tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davayı kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
Mahkemece,yabancı mahkeme kararı ve tercümesinin sunulduğu ve kararın 14.10.2002 tarihinde kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 2025 yılına kadar geçerli olduğunu belirleyen yabancı mahkeme kararın tanınmasına ilişkindir. Yabancı mahkeme kararlarının tanınması 2675 sayılı Milletlerarası … Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) nun 42. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı kararının tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Ancak, tanımada anılan yasanın 38.maddesinin (a) ve (d) maddelerindeki şartlar aranmayacaktır. Ayrıca, yabancı mahkeme kararına dayanarak Türkiye de bir idari işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanacaktır. Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde, “cebri icraya yol açmaksızın sadece kesin hüküm gücünün kabul edilmesi” şeklinde tanımlanan yabancı mahkeme kararının tanınması işlemindeki kural ve koşullar, “karşılıklılık“ ve “karşı tarafın savunma hakkına uyulmuş olması” koşulları dışında aynen tenfizdeki gibidir. Bunun sonucu olarak da, kamu düzenine aykırılık görüldüğü taktirde hakim tarafından resen (kendiliğinden) gözetilmelidir. MÖHUK.nun 23. maddesinde taşınır ve tanışmaz mallar üzerindeki mülkiyet … ve diğer ayni haklar malların bulunduğu yer hukukuna tabi olduğu gibi, 1062 sayılı Mukabelei Bilmisil Kanunu ile, Suriye uyruklu bütün … ve tüzel kişilerin Türkiye de bulunan kişisel ev eşyaları hariç taşınır malları, taşınmazları, hak ve menfaatlerine hazinece el konulmuş ve tasarruf ehliyetleri kanıtlanmış olduğundan, Suriye uyruklu kişilerin Türkiye deki taşınmazlarla ilgili yapacakları kira sözleşmeleri ülkemizdeki yasal düzenlemeye tabiidir. Öte yandan, 1062 sayılı yasanın verdiği yetkiye dayanılarak 1.101966 … ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilen yönetmelikle, el konulan malların idaresine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş ve Suriye uyrukluların mallarının tespiti ve bu mallara el konulması hakkındaki yönetmeliğin 9.maddesine göre, “Mahkeme, Suriye uyruklu … ve tüzel kişiler tarafından Türk vatandaşları aleyhine veya Türk vatandaşları tarafından Suriye uyruklu kimseler aleyhine açılan taşınır ve taşınmaz mallar, hak ve menfaatlerle ilgili her çeşit davalar mal memuruna bildirir. Bu bildiriden sonra … usul hükümlerine göre müdahil olarak bu davalara katılır” hükmü getirilmiştir. Tasarruf yetkisi kısıtlı kişilere husumet yöneltilmesi mümkün değildir ve hazinenin böyle bir kararı temyiz etmekte hukuki menfaati olduğu kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında, Suriye uyruklu olan davalıların Türkiye’deki mal varlığında tasarruf yetkisinin bulunmadığı hazinenin usulüne uygun taraf haline getirilmediği ve bu hususların kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek mahkemece tanıma isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle taşınmazlar üzerinde tasarruflara geçerlilik tanıyacak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 450 YTL. duruşma avukatlık paasının davacıdan alınarak hazineye ödenmesine, 9.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.