Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10471 E. 2006/15890 K. 04.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10471
KARAR NO : 2006/15890
KARAR TARİHİ : 04.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R

Davacı, … Bakanlığına bağlı … Devlet Hastanesinde 2002, 2003 yıllarında … üyesi hastaların tedavi görmesi nedeniyle davalıdan 2002 Kasım-2003 Mart aylarına ilişkin toplam 78.692.985.000 TL alacakları bulunduğunu ileri sürerek, anılan miktarın her aya ilişkin alacağın tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle davacının 78.692,98 YTL asıl alacak, 10.983,61 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.676,59 YTL alacaklı olduğunun tesbitine, 29.3.2003 tarihinde ödenen 11.537,92 YTL, 1.8.2003 tarihinde ödenen 16.172,21 YTL, 8.9.2003 tarihinde ödenen 17.403,35 YTL ve 30.9.2003 tarihinde ödenen 12.555,32 YTL’nin Borçlar Kanununun 84. maddesi gereğince toplam alacaktan mahsup edilerek kalan kısmın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki protokolün 7/3. maddesinde “Fatura bedelleri, Devlet Hastanesinin göstereceği banka şubesindeki … hesaba en geç bir … içinde ödenir. Süresinde ödenmeyen fatura bedellerine kanuni faiz uygulanır.” hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin bu hükmü ile davacı alacağının ne 2006/10471-15890
zaman muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Alacağın muaccel hale gelmesi borçluyu temerrüde düşürmeye yeterli değildir. BK 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Dosyada davadan önce davacı tarafından davalıya gönderilen bir ihtar mevcut değilse de davacı dava dilekçesinde, dava tarihinden önce alacağın ödenmesi için yazı yazılmış olduğunu bildirmiş olup, böyle bir yazının varlığı ve borçluya tebliğ edilip edilmediği araştırılmamıştır. O halde mahkemece, değinilen husus araştırılarak, böyle bir yazının varlığı, tebliğ edilip edilmediği ve içeriğine göre dava tarihinden önce temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre faizin yürütüleceği tarihin tesbiti gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşme hükmüne göre fatura tarihlerinden bir … sonraki tarihlerin temerrüt tarihi olarak kabulü ile buna göre faiz hesabı yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Yasal faiz oranı, 14.6.2003-8.10.2003 tarihleri arasında %50, 8.10.2003-15.6.2004 tarihleri arasında %43 olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda %55 oran üzerinden faiz hesabı yapılmış olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırıdır.
4-Mahkemece, “…davacının 78.692,98 YTL asıl alacak, 10.983,61 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.676,59 YTL alacaklı olduğunun tesbitine, 29.3.2003 tarihinde ödenen 11.537,92 YTL, 1.8.2003 tarihinde ödenen 16.172,21 YTL, 8.9.2003 tarihinde ödenen 17.403,35 YTL ve 30.9.2003 tarihinde ödenen 12.555,32 YTL’nin Borçlar Kanununun 84. maddesi gereğince toplam alacaktan mahsup edilerek kalan kısmın yasal faizi ile davalıdan tahsiline” şeklinde karar verilmiş olması da B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, kabul şekli yönünden ayrıca bozmayı gerektirir.
SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), ve (4) no’lu bentler gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 4.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.