Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10504 E. 2006/14283 K. 02.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10504
KARAR NO : 2006/14283
KARAR TARİHİ : 02.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirzaın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, bireysel kredi sözleşmesi nedeniyle borçlarını ödemeyen davalı borçlu ve kefil hakkında başlattıkları icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 2.870.83 YTL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, tarafların istemiş oldukları icra inkar tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-İ.İ.K nun 67 … maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu asıl alacak değerlendirildiğinde likit olup asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu
bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesi gereğince Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici kredisi sözleşmesi ile kredi kullanan davalıların da tüketici olduğu ve harçtan muaf bulunduğu, davaya da tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığı gözetildiğinde davalılar aleyhine harç yüklenilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki iki bent halinde açıklanan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “hüküm” başlıklı kısmının 5. satırında yazılı “tarafların istemiş oldukları icra inkar tazminat taleplerinin reddine” sözlerinin karardan çıkartılmasına, yerine “hükmedilen asıl alacak miktarı olan 2.704.44 YTL üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamlarının karara yazılmasına, ayrıca hükmün 11. satırında yazılı “kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 155.02 YTL nispi harcın davalılardan alınmasına” sözlerinin karardan çıkartılmasına, yerine “davalılar harçtan muaf olduklarından harç alınmasına yer olmadığına” sözlerinin karara eklenmesine, bu şekilde kararın düzeltilerek ONANMASINA,, 2.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.