YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10717
KARAR NO : 2006/14350
KARAR TARİHİ : 02.11.2006
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 2. el araç satın aldığını, araçta gizli ayıplar ortaya çıktığını, orijinal araç değeri ile arasında değer farkı meydana geldiğini ileri sürerek değer kaybından … zararı 3140YTl.nın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya araç satmadığını savunmuştur.
Mahkemece husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içersinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuk işlemin olması gerekir. Somut olayda davalının dayandığı satış sözleşmesine göre sayılı yasa kapsamında ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan satıcı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkeme görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, İkinci bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 2.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.