YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10746
KARAR NO : 2006/14825
KARAR TARİHİ : 14.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … … avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … … ile davacı … … vekili avukat …. ve diğer davalı vekili avukat … ‘nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vasisi, vasisi bulunduğu davacı … … …’nin 93 yaşında ve temyiz kudretine haiz olmadığını, davalılardan … ‘un … …’a karşı 300.000.000.000 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlattığını … …’ın dava dışı torununun, … …’ı kandırarak notere götürdüğünü ve dava dışı Avukat … ‘ı vekil olarak tayin ettirdiğini, Avukatın icraya gidip borcu kabul ettiğini, daha sonra da icra dosyası alacaklısı … Kurtuluş’un alacağını diğer davalı … …’a muvazalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek borçsuzluğun tespitine %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … …, icra dosyası alacağını iyiniyetle temlik aldığını savunarak davanın reddini dilemiş; diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, bu kez bozmaya uyulmak suretiyle davanın kabulüne %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 72/5 maddesi hükmü gereğince, menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması durumunda talep üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zaranın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Somut olayda davalılardan … … diğer davalının davacı ve arkadaşlarına karşı 17.8.2000 tarihli takip alacağını 25.4.2001 tarihli temlikname ile temlik … kişidir ve bu davalının kötü niyetli olduğu da ispat edilememiştir. Hal böyle olunca davalılardan … …’ın da kötü niyet tazminatından sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin sonundaki (%40 cezai şart uygulamasına) sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine (%40 tezminatın davalılardan … Kurtuluştan alınarak davacılara verilmesine) sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 450 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı … …’a ödenmesine, 14.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.