YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10797
KARAR NO : 2006/15603
KARAR TARİHİ : 27.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15780 parsel numaralı taşınmazda maliki olduğu 1/2 hisseyi dava dışı şahsa satması için davalıyı vekil tayin ettiğini, ancak davalının vekalet görevini kötüye kullanarak çok düşük bedelle devrettiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere taşınmazın raiç değerinden şimdilik 210.000.000.000 TL’nin satış tarihden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının hissesini sattığı şahıstan bedelini aldığını, bedeli olan 125.000 … Dolarının davalı hesabına yatılıdığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararının davacı temyizi üzreni dairemizce bozulması sonucu mahkemece verilen direnme kararınında Hukuk Genel Kurulunca bozulması nedeniyle yapılan yarğılama sonunda davanın kabulüne, fazlası saklı kalmak üzere 210.000.000.000 TL’nın ve 16.080,00 YTL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalını aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davada fazlasını saklı tutarak taşınmazın raiç değerinden 210.000.000.000 TL’nın tahsilini istemiş, mahkemecede talep aynen kabul edilmiştir. Ne varki mahkemece tahsiline karar verilen miktarın nasıl belirlendiği, hangi hesaplamanın esas alındığı belli olmadığı gibi, bu hususta herhangi bir gerekçede belirtilmemiştir. Mahkemece dava kabul edilip fazlaya dair haklar saklı tutulduğu için hangi tarihteki raiç değerin esas alındığı, belirlenen raiç değerin nasıl belilendiği ve raiç değerin miktarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmesi ve kararda gösterilmesi zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yetersiz gerekçeyle yazılı şekilrde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Öte yandan davalı alayhine hükmedilen 210.000.000.000 TL nedeniyle davacı yararına 16.080,00YTL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ne varki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen miktar üzerinden vekalet ücretinin 13.300,00 YTL olması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece belirtilen bu husus gözetilmeyerek davalı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olmasıda usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yarına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.