YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10808
KARAR NO : 2006/15908
KARAR TARİHİ : 04.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan dava dışı şirket tarafından üretilen gübre satın aldığını, nakliye bedeli olarak 644.200.000 TL. verdiğini, ayrıca davalıya elden 600.000.000 Tl. ve banka vasıtasıyla da 1.250.000.000 Tl. ödediğini, ancak davalıdan aldığı gübrenin Tarım Bakanlığının toplatma kararı sonrası elinden alındığını, bu olay nedeniyle ticari itibarının da zarar gördüğünü ileri sürerek 2.494.000.000 Tl. maddi ve 30.000.000.000 Tl.da manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya her hangi bir şekilde gübre satmadığını, davacının aldığı borcu ödemek için kendisine banka havalesi ile para gönderdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 1.894.000.000 Tl. maddi ve 3.000.000.000 Tl. da manevi tazminatın davalıdan tahsiline kara verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı bu davada alım satım akdine dayanarak, davalıdan satın aldığı gübrelere Tarım Bakanlığının toplatma kararı üzerine el konmasından dolayı uğradığı maddi zarar ile manevi tazminatın tahsilini istemektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, davadaki taraflar kendi iddialarını yasal delillerle ispat etmek zorundadırlar. Davacının davada dayandığı fatura dava dışı şirket tarafından davacı adına düzenlenmiş olup, davalının davacıya gübre sattığını gösterir nitelikte değildir. Dosya içinde davacının davalıdan gübre satın aldığına dair başkacada bir delil bulunmamaktadır. Davalı davacı ile arasında var oludu iddia edilen akdi ilişkiyi inkar etmektedir. Davalının bu hususta tanık dinletilmesine açık bir muvafakati olmadığı için olayda tanık
2006/10808-15908
dinlenemez. Ve tanık beyanları da hükme esas alınama. Bu itibarla davacının dosyaya sunulan delillerle akdi ilişkiyi ispat ettiğinin kabulü mümkün değildir. Öte yandan, davacı davalıdan aldığı gübre bedeline karşılık davalıya banka havalesi ile 1.250.000.000 Tl. ödediğini iddia etmiş ise de, banka havale dekontunda paranın davalıya ne için gönderildiğine dair bir kayıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı, davacının var olan borcuna karşılık bu ödemeyi yaptığını savunarak gerekçeli inkarda bulunmuştur. Banka havalesi kural olarak borç ödeme vasıtası olup, bunun aksinin yazılı delille ispatı zorunludur. Davalı gerekçeli inkarda bulunduğuna göre, davacının 1.250.000.000 TL.nı davalıya gübre bedeline karşılık gönderdiğini yasal delilerle kanıtlaması gerekir. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıyla olan akdi ilişkiyi ve 1250.000.000 Tl.nı gübre bedeli olarak gönderdiğini yasal olarak kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki davacının dava dilekçesinde vs. delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığı görülmektedir. Mahkemece, davacın iddiasını yasal delilerle kanıtlayamadığı, dava dilekçesinde vs. delil demek süetiyle yemin delilline de dayandığı gözetilerek davacıya, davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazları ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazları ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 4.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.