Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/11083 E. 2006/16009 K. 06.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11083
KARAR NO : 2006/16009
KARAR TARİHİ : 06.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalılara ait pazarlama firmasının satış elemanlarınca kapıdan satış yoluyla 1 adet halı yıkama makinesı,1 adet Sony marka kamera ve 1adet tost makinası satın aldığını ,satış anında sözleşmenin ve cayma belgesinin verilmemesi nedeni ile cayma hakkını kullandığını davalı şirkete bildirdiğini ,davalının aleyhine sözleşmeye dayalı olarak icra takipleri başlattığını ,takibe dayanak yapılan sözleşmenin ve alım sırasında hile ile imzalattırılan bononun da usulsüz olduğunu ileri sürerek ,sözleşmeden ve imzaladığı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir
Davalı davaya cevap vermediği gibi, duruşmaya katlmamıştar.
Mahkemece,davalı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı takip yaptığı ,davacının itiraz ederek takibi durdurduğunu ,davalının bu kez başka icra takip dosyası ile bonoya dayalı takip yaptığını sözleşmeden bahsetmediğini ,borçlar kanunu kapsamında kalan uyuşmazlığa dava değerine göre Sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı şirketten ,şirket elemanlarından kapıdan satış suretiyle satın aldığı halı yıkama ,sony kamera ,tost makinesı nedeniyle aralarında sözleşme düzenlendiğini ve satış bedeline karşılık senet düzenlendiğini, ancak kapıdan satış olmasına rağmen kendisine sözleşme verilmediği gibi cayma belgesinin de verilmediğini, bu yüzden satıştan 6 … sonra 26.7.2004 tarihli iadeli taahütlü mektupla satıştan döndüğünü bildirdiğini, ancak davalının hakkında icra takibi yaptığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini 2006/11083-16009
istemiştir.Davacının iddiasına göre taraflar arasındaki ilişki 4077 sayılı kanunun 1,3 ve 8.maddelerinin kapsamında kalmakta olup, aynı yasanın 23.maddesine hükmü gereği miktara bakılmaksızın bu tür davalara bakmak Tüketici Mahkemesinin görevi kapsamındadır.Öyle olunca mahkeme tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri değerlendirerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.