Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/12027 E. 2006/15710 K. 28.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12027
KARAR NO : 2006/15710
KARAR TARİHİ : 28.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kaydının iptali ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, kardeşi olan davalı ile 1990 yılında ortak bir traktör satın aldıklarını, trafikte davalı adına kayıt ve tescil edildiğini, 2003 yılına kadar birlikte kullandıklarını, daha sonrda davalının kullanımına engel olduğunu ileri sürerek davalı adına olan trafik kaydının iptali ile davalı ile kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu traktörde davacının hissesinin bulunmadığını, dava dışı kardeşi … ile ortak olduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı tutanak başlıklı begedeki imzanın davalının el ürünü olduğunun belli olmadığı, tarafların bu belge ile birlikte idareye başvurup tescil işlemini gerçekleştirebilecekleri, tescilin idari nitelikte bir işlem olduğu gerekçe gösterilerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davaya konu edilen … plaka numaralı traktör yönünden ortaklık hukuki ilişkisine dayanmış; davalı ise bu ilişkiyi inkar etmiştir. Tarafların kardeş oldukları, önceleri birlikte çalıştıkları ve birlikte mal edindikleri, daha sonra ayrıldıkları, …, mal ve kazançlarını ayırdıkları dosya kapsamından ve 20.12.2002 tarihli Tutanak başlıklı belgeden anlaşılmaktadır.
Az yukarıda da açıklandığı üzere davacı bu davasında anılan traktör yönünden adi ortaklık hukuki ilişkisine dayanmış; delil olarakta 20.12.2004 tarihli belgeyi ibraz etmiştir. Anılan belgede davalı adına trafikte kayıtlı bulunan … Plakalı taraktörün davacı, davalı ve dışı … arasında ortak oluduğu traktörün 1/4 hissesinin davacıya ait olduğu öngörülmüştür. Davalının imzasına ve içeriğine karşı çıkmadığı bu belge kendisini bağlar.
Bu tür adi ortaklık sözleşmelerinde ortaklar emek ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirirler, aralarında sıkı ve güvene dayanan bir … birliği oluşur. Adi ortaklığın kendine has bu durumu nedeniyle ortaklar birbirlerinin vekili gibi, ortaklık işlerinden dolayı özenle hareket etmek, ortakları zarara uğratmamak yükümlülüğü altındadırlar. Gerçekte de ortaklar, ortaklığa ait bütün kazançları, aralarında taksim etmekle yükümlüdürler. (Bk. 526 md.) ortaklarından hiç birisi kendi hesabına ortaklığın amacına aykırı ve zararlı işler yapamaz. (Bk.526 md.) Ortaklardan her biri ortaklık işlerinde dikkat ve … göstermeye mecbur olup, diğer ortaklara karşı kendi kusuru ile sebebiyet verdiği zararları, ortaklığa diğer işlerde sağladığı yararları ile mahsup ettirmeye … olmaksızın gidermekle yükümlüdür. (Bk.528 md. ) Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Sözleşme veya karar ile yönetim yetkisi birine bırakılmamış ise ortaklık işlerinin yönetimi bütün ortaklara aittir. Bu durumda ortaklardan her biri, diğer ortakların işktiraki olmaksızın muamele yapabilir. Ancak olağan işlerin üstündeki önemli tasarrufların yapılması için bütün ortakların oybirliği gerekir. (B.k 525 md. ) Ortaklığı idare eden ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişkinin vekalet hükümlerine tabi olduğu ortaklardan biri yönetim hakkına sahip olmadığı halde ortaklık hesabına hareket eder, yahut ortaklığı yöneten ortak yetkisini aşarsa, vekaleti olmadan başkası namına tasarruf edenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı Bk. 530. maddesinde belirtilmiştir. Ortaklık geliri henüz taksim edilmeden onun üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyet hakları vardır. Bir ortak ortaklık gelirini paylaştırmadan kendi namına ve hesabına, daha doğrusu kendi yararına bir taşınmaz satın alsa bile Bk. 530 maddesi uyarınca vekaleti olmadan diğer ortaklar namına tasarrufta bulunmuş sayılır ve Bk. 414 maddesi hükmü gereği diğer ortaklar yapılan işten hasıl olan yararları temellük hakkına sahiptirler. Y.H.G.K 1991/13-76 E. 1991/199 K. Sayılı ilamında da bu hususlar geniş bir şekilde açıklanmıştır. Adi ortaklıkla ilgili bu … hükümler karşısında resmi şekil şartının aranmasına, tapu kaydına veya trafik kaydına karşı aynı derecede, kuvvette bir yazılı delil aranmasına gerek yoktur. Resmi şekil şartı ancak tapulu bir taşınmazın veya trafikte kayıtlı aracın mülkiyetinin sermaye olarak ortaklığa konulması halinde söz konusu olur. Öyle olunca mahkemenin resmi trafik kaydına itibar etmeksizin taraflar arasında düzenlenmiş bulunan ve davalı tarafından karşı çıkılmayan 20.12.2004 tarihli “Tutanak ” başlıklı belge içeriği de gözetilmek suretiyle davaya konu traktörün 1/4 hissesinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.