Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/12231 E. 2006/15923 K. 04.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12231
KARAR NO : 2006/15923
KARAR TARİHİ : 04.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı (karşı davalı) avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı(karşı davalı)… ve vekili avukat … gelmiş davalı(karşı davacı) adına gelen olamadığından anin yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Et Lokantası ünvanı ile kurulan işletmenin ve binaların sahibi iken , şehir dışında olduğundan davalılarla belirli kar payı almaları karşılığında, ortak olarak işletmeye başladıklarını, işyerinin tamamen kendisinin sağladığı maddi imkanlarla müessese haline getirildiğini, ancak davalılarla çıkan ihtilaf nedeni ile, işletmeyi 16.11.2000 tarihinde fiilen kapatıp vergi dairesine de bildirimde bulunarak ticari faaliyete son verdiğini, ancak davalıların haksız olarak tesislere girip işletmeye devam ettiklerini ileri sürerek, davalıların müdahalelerinin meni ile davalıların yeniden faaliyete geçtikleri 9.12.2000 tarihinden itibaren elde edilen ortaklık kazancının tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmaz üzerindeki tesisleri kendilerinin yaptırdıklarını ve bunun karşılığında taşınmaz ve tesislere 1/3’er pay karşılığı ortak olduklarını, müdahalelerinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemişler, karşı dava olarakda tesislerin bedeli 37.390 YTL.nın faizi ile ödetilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davalıların müdahalesinin menine karşı davanın kısmen kabulü ile 30.000.YTL’nın faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline dair verilen karar dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 25.369,80 YTL’nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacılara verilmesine karar verilmiş, bu kez davacı-karşı davalının hükmü temyizi üzerine, “ davaya konu bina ve tesislerin hangilerinin ortaklığın kurulmasından önce, hangilerinin ortaklıktan sonra yapıldığı, hangilerinde tesise dönüştürmek amacıyla iyileştirmede bulunulduğu, ortaklığın kurulmasından sonra davalılarca ne gibi imalat ve iyileştirmeler yapıldığının tespit edilerek, müdahalenin meni davasının kesinleştiği tarih itibariyle davalıların yaptıkları inşaat, imalat ve iyileştirme masrafları ve bu yerlerin işletme değeri belirlenerek davalı-karşı davacıların hisselerine düşen miktara hükmedilmelidir “ gerekçesi bozulmuş ve bu kez 13.363,15 YTL.nın dava tarihinden yasal faizi ile davacı- karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı-karşı davalı açtığı bu dava ile, üzerindeki işletme ile birlikte taşınmazın teslimini ve 9.12.2000 tarihinden itibaren de kâr payının ödetilmesini istemiş, yargılama aşamasında idareci ortak olan davalılar ise işletmenin kâr ve zararının bulunmadığını bildirmişlerdir. Ancak karşı dava ile talep edilen işletme değerine hükmedilirken bu işletmenin tasfiye tarihine kadarki elde ettiği kâr ve zararlarının ne olabileceği belirlenmemiş, kâr etmesi durumundaki işletme değerine kattığı artı değer ayrıntılı olarak hesaplanmamıştır. Gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak işletmenin kâr ve zarar durumu belirlenerek, yaptırıldığı bildirilen imalatlara etkisi üzerinde durularak, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davacı yargılama aşamasında, arsa üzerindeki tüm bina ve eklentilerin … ve ruhsatsız yapı olduğunu, bu nedenle yıktırılacak olan bu tesisler için bir kazanımının bulunmadığını ileri sürmüş ve bu konuda Belediye Başkanlığı’nın yazısını dosyaya ibraz etmiştir. Bolaman Belediye Başkanlığı’nın davacıya hitaben yazdığı 13.5.2005 tarihli yazıda, dava konusu taşınmazın bir kısmının karayolları istimlâk alanında, kalan alanın ise imar planında ağaçlandırılacak … olarak görüldüğü , imar planından önce yapılmış olan binanın ruhsatının bulunmadığı ve kullanma ruhsatı verilmesi ve et lokantası olarak hizmete açılmasının imar planına göre mümkün olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Gerçekten davalı-karşı davacılar tarafından yapıldığı bildirilen binaların ruhsatının bulunup bulunmadığı, ruhsat verilip verilemeyeceği hususları araştırılmalı, ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla lokanta ve işletme binası olarak kullanılmasına imkan bulunmadığının anlaşılması halinde, davalıların imalatların ancak enkaz değerlerini talep edebilecekleri düşünülerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yönün araştırılmamış olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Yargılama aşamasında alınan 10.7.2001 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki imalatların değeri hesaplanmış ve davalı-karşı davacılar bu bilirkişi raporundaki miktarları kabul ettiklerini, bu değerler üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini istemişlerdir. Davalıların bu beyanları davacı-karşı davalı için usulü kazanılmış hak doğuracağından, davalılar tarafından yaptırıldığı belirlenen imalat değerlerlerinin her bir kaleminin, yukarıda bildirilen bilirkişi raporundaki değerlerden fazla olarak tesbit eden 27.9.2005 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4- Mahkemece, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda açıklanan şekli ile, taşınmaz üzerindeki iki adet binanın davacı tarafından yapıldığı ancak bu binalara yapılan eklentiler ile ek olarak yapılan iki adet bina, istinat duvarı ile stabilize dolgunun karşı davacılar tarafından yapıldığı kabul edilerek iyileştirme değeri 12.544 YTL. ile işletme değeri 7.500 YTL.ndan davalı-karşı davacıların 2/3 hissesine düşen 13.363,15 YTL.nın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak dinlenen davacı tanığı Zülfi Karamustafa istinat duvarının ortaklık kurulmadan önce taşınmazda mevcut olduğunu bildirmiş ve davalı tanıkları ise bu konuda net olarak bir beyanda bulunamamışlardır. Bu nedenle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, istinat duvarının davacı-karşı davalı tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte gözetilmeden yanlış değerlendirme ile istinat duvarı bedelinin de davalı-karşı davacılar alacağı içinde kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 450 YTl. duruşma avukat parasının davalı karşı davacıdan alınarak, davacı karşı davalıya ödenmesine, 4.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.