YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12423
KARAR NO : 2006/16379
KARAR TARİHİ : 14.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar işçileri olan davalının kasadan para alması nedeniyle hakkında ceza davası açıldığını bildirerek uğradıkları 10.000 YTL zararlarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar işçileri olan davalının emniyeti suiistimal nedeniyle uğradıkları zararın tahsilini talep etmişler,davalı davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu savunarak görev itirazında bulunmuş,mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Davacıların 18.4.2006 tarihli temyiz talepleri mahkemenin aynı tarihli ek kararı ile HMUK’un 432/4 maddesi uyarınca temyiz yolu kapalı olduğundan bahisle reddine karar verilmesi üzerine davacılar kararı ve ek kararı temyiz etmişlerdir.Mahkemece davanın görevden reddine karar verilmiş isede, görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmediği gibi hükmün gerekçesinde de görevden reddedilmesine ilişkin bir açıklamada bulunulmamıştır. Mahkeme kararı tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları konular hakkında toplanan delillerin tartışması yapılarak ret ve üstün tutma sebepleri ve sabit görülen vakıaların gösterilmesi gerektiği gibi mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerinde ne olduğu hususlarını da ihtiva etmesi zorunludur. Bu zorunluluk T.C. Anayasasının 141 maddesi gereğidir. Kararlara konulması gereken gerekçeler
sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi kanun yoluna başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilecektir.Kararın bu yönüyle gerekçe taşımaması usul ve yasa hükmüne aykırıdır.Davacıların temyiz talepleri üzerine mahkemece 18.4.2006 tarihli ek kararla HMUK’un 432/4 maddesine atıf yapılarak red kararının işbölümü itirazına ilişkin olduğu vurgulanmışsada mahkemenin kararında işbölümü itirazı nedeniyle davanın reddededildiğine ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır.Ayrıca mahallinde müstakil ticaret mahkemesi yada … mahkemesi bulunmadığına göre mahkemece işbölümü itirazının kabulüne karar verilecek ise davaya hangi sıfatla baktığına ilişkin ara kararı ile görevli mahkemenin belirtilerek davaya o mahkeme sıfatı ile bakılarak yargılamaya devam edilmesi gerekir. Bu nedenle mahkeme kararı şekil ve esas itibarıyla nihai karar niteliğinde olup davacıların kararı temyiz hakkı bulunduğundan mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak davacıların temyiz taleplerinin incelenmesi sonucu az yukarıda açıklanan gerekçe ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle mahkemenin davacıların 18.4.2006 tarihli temyiz taleplerinin reddine ilişkin aynı tarihli ek kararın kaldırılarak yukarıda açıklanan gerekçe ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.